| Kelime | Anlam |
|---|
| EMT: | Yüksek yer. Küçücük tepecikler. Doldurma. |
| EMTAR: | (Matar. C.) Yağmurlar. |
| EMTEN: | Pek metin, çok dayanıklı, en sağlam, fazlaca muhkem. |
| EMTİA: | (Meta'. C.) Ticaret malları. |
| EMTİA-İ ECNEBİYE: | Yabancı memleket malları. |
| EMTİA-İ TİCARİYYE: | Tüccar malları. |
| İçerisinde 'EMT' geçenler |
|---|
| ACUZE-İ ŞEMTA: | Saçı ağarmış kocakarı. |
| BÎ-HEMTA: | f. Eşsiz. Dengi olmayan. Benzersiz. |
| EMTAR: | (Matar. C.) Yağmurlar. |
| EMTEN: | Pek metin, çok dayanıklı, en sağlam, fazlaca muhkem. |
| EMTİA: | (Meta'. C.) Ticaret malları. |
| EMTİA-İ ECNEBİYE: | Yabancı memleket malları. |
| EMTİA-İ TİCARİYYE: | Tüccar malları. |
| HEMT: | Karıştırmak. Değerini anlamadan almak. |
| HEMTA: | f. Eş denk. Benzer. |
| KEMTER: | f. Aciz. Fakir. İtibarsız. * Başka şeylere göre daha az olan. Pek aşağı. * Noksan, eksik. |
| KEMTERANE: | f. Fakirce. Acizce. Çok küçük nisbette. |
| KEMTERÎN: | f. Pek âciz ve güçsüz. Çok hakir. * En küçük, en âşağı. Pek çok noksan veya eksik. |
| MELEK-ÜL EMTÂR: | Yağmurla vazifeli olan melek. |
| MEMTUL: | Çekiçle döğülerek işlenmiş. |
| MEMTUR: | Üzerine yağmur yağmış. Yağmur yağarak ıslanmış. |
| MÜSTEMTİ': | Temettü' eden, faydalanan, menfaatlenen. |
| NA-HEMTA: | f. Denk ve eşit olmayan. Müsavi olmayan. |
| SEMT: | Yön, taraf, cihet. * Koz: Açıklık. |
| SEMT: | Paklık, nezâfet, temizlik. |
| ŞEMTA: | Saçı ağarmış kadın. Kocakarı, acuze. * Akı karasına karışmış saç. |
| ŞEMTİT: | Perakende, dağınık, müteferrik. |
| TEHEMTEN: | f. İri vücutlu, boylu boslu yiğit. |
| TEMTİ': | Faydalandırma, kâr ettirme. |
| TEMTİT: | "Ekber" derken bir elif fazlalaştırıp "ekbâr" demek. * Med edip çekmek. |
| TENEZZÜL-Ü EMTAR: | Yağmur yağması. Yağmur katrelerinin inişi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EMTAR : | (Matar. C.) Yağmurlar. |
| EM : | Soru sorma mânasında atıf edatıdır. İstifham elifi mânasına da gelir. "Yahut, belki, yoksa" kelimeleriyle tercüme edilebilir. |