Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| EMUN: | Kuvvetli, dayanıklı deve. |
| İçerisinde 'EMUN' geçenler | |
| AKDEMÎN (AKDEMÛN): | Daha evvelce yaşamış olanlar. Geçmişler. İleride ve daha mühim kimseler. * Eksikler. (Bak: Kudemâ) |
| ÂLEMÛN (ÂLEMÎN): | (Âlem. C.) Âlemler. |
| BELEMUN: | Çakır dikeni. |
| BUKALEMUN: | f. Bulunduğu yerin rengine giren, fare büyüklüğünde, böcek yiyen bir hayvan. * Mc: Sık sık fikir ve kanaat veya meslek değiştiren. |
| EBU KALEMUN: | Bir nevi kumaş ki, göze türlü türlü görünür. Bâzıları "gülistân-ı kemhâ" derler. |
| MUGREMUN: | Ağır borca uğratılmış olanlar. |
| MÜLHEMÛN: | İlhama mazhar olanlar. |
| SEMUNYUN: | Yaban kerevizi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| EMUMİYYE : | Analık. |
| EM : | Soru sorma mânasında atıf edatıdır. İstifham elifi mânasına da gelir. "Yahut, belki, yoksa" kelimeleriyle tercüme edilebilir. |