Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ENAK: Ferahlı, sürurlu, neş'eli, sevinçli.
İçerisinde 'ENAK' geçenler
KENAK: f. Karın ağrısı. Buruntu.
LERZENÂK: f. Titrek, titreyici. Titremeğe tutulmuş.
MENAKIB: (Menkıbe. C.) Menkıbeler. Hayat hikâyeleri.
MENAKİB: (Menkeb. C.) Yollar. * Omuzlar.
MENAKÎR: (Minkar. C.) Minkarlar, gagalar. Yırtıcı kuşların gagaları. Taşçı kalemleri.
MENAKİR: (Münker. C.) Günah ve kötü şeyler.
MÜTENAKIS: Noksanlaşan, azalan, miktarı azalmış olan.
MÜTENAKIZ: Birbirine uymayan, birbirine zıt olan, birbirini bozup nakzeden, birbirini bozup nakzeder olan. İkinci söylediği sözü, birinci söylediği söze zıt olup uymayan.
MÜTENAKİH: Nikâhlanan.
MÜTENAKİR: Bilmezlikten gelen, bilmez görünen.
MÜTENAKKIL: Bir yerden diğer bir yere nakleden, göçen.
RENAK: Mastar. * Suyun bulanık olması. * Kederli olmak, mükedder olmak.
SENAKÂR: f. Öven. Medheden.
SENAKÂRANE: f. Senakârlıkla. Övercesine. Medheden birine yakışır şekilde.
ŞENAK: Devenin yularını çekmek. * Çok yemekten mide dolmak. * Yaralamaktan dolayı alınan az diyet.
TENAKKİ: Muhayyer olmak.
TENAKKUB: Nikab örtünmek, yüze peçe örtmek.
TENAKKUL: (Nukl. den) Bir yerden başka bir yere geçme. * Nakletme. * Bir makamdan başka makama intikal etme.
TENAKKUR: Müçtemi olmak, içtima etmek, toplanmak.
TENAKKUS: Eksilmek.
TENAKKUT: (Nokta. dan) Benek benek olma. Nokta nokta olma.
TENAKKUZ: Halâs olmak, kurtulmak.
TENAKKUZ: Kırılmak. * Bozulmak.
TENAKUS: Noksanlaşmak. Azalmak. Eksilmek.
TENAKUSÂT: (Tenakus. C.) Eksilmeler, azalmalar.
TENAKUZ: Sözün birbirini tutmaması. Konuşmada beyan edilen söz ve fikirlerin birbirine zıt olması. * Man: İki şeyin birbirine nakiz olması. Bir şeyin nakizi, o şeyin ref'inden (kaldırılmasından) ibarettir.
TENAKUZÂT: (Tenakuz. C.) Tenakuzlar.
TENAKÜH: Nikâhlanmak.
TENAKÜR: Bilmezlikten gelmek. Tecâhül etmek. * Birbirine adâvet etmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ENA : Ermek, idrak. * Saat.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...