| Kelime | Anlam |
|---|
| ENASİ: | (Enâsiye) (İnsan. C.) İnsanlar. Basar, göz. |
| ENASİYA: | Bir mürekkeb ilâç. |
| İçerisinde 'ENASİ' geçenler |
|---|
| ENASİYA: | Bir mürekkeb ilâç. |
| MA'KUSEN MÜTENASİB: | Mat: Tersine olan müvâzene. Yâni, birbirine nisbet edilen iki şeyden, biri çoğaldığı oranda diğerinin eksilmesi veya birinin azaldığı nisbetinde diğerinin çoğalması. Ters orantılı. |
| MEBSUTEN MÜTENASİB: | Birbirlerine nisbetli olan iki şeyden birinin artmasıyla, diğerinin de aynı nisbetle artması; veya eksilmesiyle diğerinin de eksilmesidir. Doğru orantılı. |
| MENASİK: | (Mensek. C.) İbâdet edecek yerler. İbâdet ederken lüzum eden usul, yol ve tarz. |
| MENASİK-ÜL HAC: | Hacı olmak için Mekke-i Mükerreme'ye gidenlerin Kâbe'yi ziyaret etme, Arafat'ta vakfeye durma, kurban kesme, ihram giyme, muayyen bir yerden bir yere kadar yürüme gibi yapılan ibadet rükünleri. (Bak: Sa'y) |
| MENASİM: | (Mensim. C.) Yollar, tarikler, meslekler. * Alâmetler, izler, eserler, nişânlar. |
| MENASİR: | (Minser. C.) Yırtıcı kuşların gagaları. * Taşçı kalemleri. |
| MÜTENASİB: | Uygun, aralarında muntazam bir nisbet bulunan, muvâfık, birbirine mensub ve müşâbih olan. |
| MÜTENASİL: | (Nesl. den) Doğup büyüyen, tenasül eden. |
| MÜTENASİR: | (Nesr. den) Saçılan. |
| TENASİ: | Unutmuş görünmek. Unutmak. Kendini unutmuş gibi göstermek. (Gaye-i hayal olmazsa veyahut nisyân veya tenâsi edilse; ezhân enelere dönüp etrafında gezerler. M.) (Bak: Vicdan) |
| TENASİ: | Birbirinin nâsıyesine yapışmak. * Birbiri karşısına düşmek. |
| UMUR-U MÜTENASİBE: | Aralarında uygunluk ve münasebet bulunan şeyler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ENASİYA : | Bir mürekkeb ilâç. |
| ENASE : | Demirin yumuşak olması. |
| ENA : | Ermek, idrak. * Saat. |