Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ENASİ: (Enâsiye) (İnsan. C.) İnsanlar.
Basar, göz.
ENASİYA: Bir mürekkeb ilâç.
İçerisinde 'ENASİ' geçenler
ENASİYA: Bir mürekkeb ilâç.
MA'KUSEN MÜTENASİB: Mat: Tersine olan müvâzene. Yâni, birbirine nisbet edilen iki şeyden, biri çoğaldığı oranda diğerinin eksilmesi veya birinin azaldığı nisbetinde diğerinin çoğalması. Ters orantılı.
MEBSUTEN MÜTENASİB: Birbirlerine nisbetli olan iki şeyden birinin artmasıyla, diğerinin de aynı nisbetle artması; veya eksilmesiyle diğerinin de eksilmesidir. Doğru orantılı.
MENASİK: (Mensek. C.) İbâdet edecek yerler. İbâdet ederken lüzum eden usul, yol ve tarz.
MENASİK-ÜL HAC: Hacı olmak için Mekke-i Mükerreme'ye gidenlerin Kâbe'yi ziyaret etme, Arafat'ta vakfeye durma, kurban kesme, ihram giyme, muayyen bir yerden bir yere kadar yürüme gibi yapılan ibadet rükünleri. (Bak: Sa'y)
MENASİM: (Mensim. C.) Yollar, tarikler, meslekler. * Alâmetler, izler, eserler, nişânlar.
MENASİR: (Minser. C.) Yırtıcı kuşların gagaları. * Taşçı kalemleri.
MÜTENASİB: Uygun, aralarında muntazam bir nisbet bulunan, muvâfık, birbirine mensub ve müşâbih olan.
MÜTENASİL: (Nesl. den) Doğup büyüyen, tenasül eden.
MÜTENASİR: (Nesr. den) Saçılan.
TENASİ: Unutmuş görünmek. Unutmak. Kendini unutmuş gibi göstermek. (Gaye-i hayal olmazsa veyahut nisyân veya tenâsi edilse; ezhân enelere dönüp etrafında gezerler. M.) (Bak: Vicdan)
TENASİ: Birbirinin nâsıyesine yapışmak. * Birbiri karşısına düşmek.
UMUR-U MÜTENASİBE: Aralarında uygunluk ve münasebet bulunan şeyler.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ENASİYA : Bir mürekkeb ilâç.
ENASE : Demirin yumuşak olması.
ENA : Ermek, idrak. * Saat.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...