| Kelime | Anlam |
|---|
| ENFÎ: | Burunla ilgili. |
| ENFİYE: | Buruna çekilen çürütülmüş tütün tozu. |
| İçerisinde 'ENFÎ' geçenler |
|---|
| AZM-İ ENFÎ: | Tıb: Burun kemiği. |
| ENFİYE: | Buruna çekilen çürütülmüş tütün tozu. |
| KENFİLE (KENFELİK): | Kaba ve uzun sakal. |
| LENFİSAM: | Aslâ kırılmaz, kopmaz. |
| MENFÎ: | Müsbetin zıddı. Müsbet olmayan. * Nefyedilmiş, sürgün edilmiş. Sürgün. * Bir şeyin olmayacak cihetini düşünen. * Hakikatın aksini iddia eden. * Gr: Başında nefiy edatı bulunan kelime veya cümle. * Nâkıs. Negatif, olumsuz. |
| MENFİYYEN: | Sürgün olarak. |
| MÜSTENFİK: | Başkalarını beslemek için malını sarfeden. |
| MÜSTENFİR: | Ayaklandırma. Ürkme, kaçma. |
| RAĞMEN ALÂ-ENFİHİ: | Tahkir maksadıyla, birinin kibrini, burnunu kırmak için. |
| RAĞMEN Lİ-ENFİHİ: | (ve alâ rağmihi) Zoraki ve mahsus tahkir ve tezlil için olan hareket. |
| TENFİH: | (C.: Tenfihât) (Nefh. den) Üfleyip şişirme. * Çok üfleme. |
| TENFİH: | Yorma, güçsüz bırakma. |
| TENFİL: | Ziyade etmek, çoğaltmak. * Kandırmak. |
| TENFİR: | (Nefret. den) Ürkütme, korkutma. * Nefret ettirme. * Mekruh ve müstehcen isim takma. * Galibiyetle hükmetme. * (Nefir. den) Asker toplama. |
| TENFİS: | (C.: Tenfisât) (Nefes. den) Nefeslendirme, soluklandırma, ferahlandırma. |
| TENFİŞ: | (C.: Tenfişât) Pamuk gibi atma. Yün ditme. |
| TENFİT: | Çok kaynatmak. * Neftlemek. |
| TENFİZ: | Sıçratma. Sıçramaya zorlama. |
| TENFİZ: | İnfaz etmek. Hükmünü yürütmek. * İçinden geçirmek ve öteye çıkarmak. |
| TENFİZ-İ AHKÂM: | Hükümleri yürütmek, kanunları tatbik etmek. |
| TENFİZ: | Silkmek. * Saçmak, dağıtmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ENFİYE : | Buruna çekilen çürütülmüş tütün tozu. |
| ENF : | Burun. Koku ve teneffüse mahsus âzâ. * Bir şeyin ucu veya evveli veya en şiddetlisi. * Bir şeyin sivri yeri. * Bir şeyin en şerefli olan yeri. |
| ENA : | Ermek, idrak. * Saat. |