Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ENGİZ: | f. Koparan, karıştıran, tahrib eden. |
| ENGİZİSYON: | Fr. XVI. ve XVII. asırlarda Hristiyan Katolik Mezhebine âit kiliselerden alâkayı kesen veya Papa'ya karşı gelenlere yapılan -insanları arslanlara parçalatmak, fırında yakmak gibi- dehşetli işkenceler veya onları bu azaba mahkûm eden mahkemelere verilen isim. Çok ağır ve çok zâlimce cezâya hükmeden mahkeme. Çok ağır işkence. |
| İçerisinde 'ENGİZ' geçenler | |
| AŞÛB-ENGİZ: | f. Karışıklığa medar olan, kargaşalığa sebebiyet veren. |
| ATEŞ-ENGİZ: | f. Dağlama aleti. * Mc: Fesatçı, ifsad yapan. |
| AZAB-ENGİZ: | f. Azab verici, keder verici. |
| BÜKÂ-ENGİZ: | f. Ağlatıcı. Gözyaşı döktürücü. |
| CENGİZ: | (Temuçin) Moğol Devleti'nin hükümdarlığını yapmıştır. İslâmî medeniyetleri ve kıymetleri tahribeden zâlim ve müstebid bir hükümdar olarak tarihe geçen bir kimsedir. Milâdi 1229'da ölmüştür. Asrının deccalıdır. (Bak: Celaleddin-i Harzemşah) |
| CENGİZİYAN: | f. Cengiz soyundan gelenler, bunlara tâbi olan kimseler. |
| DEHŞET-ENGİZ: | f. Çok dehşet verici. Çok korkutucu. |
| DEHŞET-ENGİZ: | f. Çok dehşet verici. Çok korkutucu. |
| ENGİZİSYON: | Fr. XVI. ve XVII. asırlarda Hristiyan Katolik Mezhebine âit kiliselerden alâkayı kesen veya Papa'ya karşı gelenlere yapılan -insanları arslanlara parçalatmak, fırında yakmak gibi- dehşetli işkenceler veya onları bu azaba mahkûm eden mahkemelere verilen isim. * Çok ağır ve çok zâlimce cezâya hükmeden mahkeme. * Çok ağır işkence. |
| ESRAR-ENGİZ: | f. Esrarlı, gizli, ürperti verici. |
| FÂCİA-ENGİZ: | Fâcialı. Çok acıklı. |
| FERAH-ENGİZ: | f. Meşhur bir cins lâle. |
| FESAD-ENGİZ: | Fesad koparan. Fesad çıkaran. Karışıklık çıkaran. |
| FİTNE-ENGİZ: | f. Fitne çıkaran. |
| GİRYE-ENGÎZ: | f. Ağlatacak sebep, ağlamaya sebep olan. |
| HACLET-ENGİZ: | f. Utandırıcı, sıkıltıcı. |
| HAYAT-ENGİZ: | f. Yaşamaya zorlayan, yaşatan. |
| HAYRET-ENGİZ: | f. Hayret veren. Hayret içinde bırakan. |
| HEVL-ENGİZ: | f. Korkunç korkulu. |
| HÎZAB-ENGİZ: | f. Dalga kaldıran. |
| HÜZN-ENGİZ: | f. Hüzün veren. Keder verici. |
| İŞTİHA-ENGİZ: | f. İştiha açıcı, iştah verici. |
| KASVET-ENGİZ: | f. Kasvet ve iç sıkıntısı veren. |
| KEDERENGİZ: | f. Üzüntü, keder ve sıkıntı meydana getiren. |
| MÂTEMENGİZ: | f. Mâtemi ve yası iktiza eden. |
| MESERRETENGİZ: | f. Sevindiren. Meserret meydana getiren. |
| NEŞÂT-ENGİZ: | f. Sevinç uyandıran. |
| RİKKAT-ENGİZ: | f. Acıklı. |
| SAFA-ENGİZ: | Safa koparan. Neşe, sevinç yapan. |
| ŞEBENGİZ: | (Şeb-engiz) f. Yarasa kuşu. |
| ŞEHVET-ENGİZ: | f. Şehvet uyandıran. Kuvve-yi şeheviyeyi tahrik eden. |
| ŞUR-ENGİZ: | f. Gürültü çıkaran, şamata yapan. |
| TENGİZ: | Zindeliği sarsılma, zindeliğini sarsma. |
| TERSENGİZ: | (Ters-engiz) f. Korkutan, korku veren. |
| VAHŞET-ENGİZ: | f. Korkulu. |
| VELVELE-ENGİZ: | f. Gürültü koparan, gürültü çıkaran. |
| VAHŞET-ENGİZ: | f. Korkulu. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ENGİZİSYON : | Fr. XVI. ve XVII. asırlarda Hristiyan Katolik Mezhebine âit kiliselerden alâkayı kesen veya Papa'ya karşı gelenlere yapılan -insanları arslanlara parçalatmak, fırında yakmak gibi- dehşetli işkenceler veya onları bu azaba mahkûm eden mahkemelere verilen isim. * Çok ağır ve çok zâlimce cezâya hükmeden mahkeme. * Çok ağır işkence. |
| ENGİHTE : | f. Yükseltilmiş, karıştırılmış, oynatılmış, koparılmış. |
| ENGAM : | f. Vakit, zaman, an. Mevsim. (Aslı: Encam'dır.) |
| ENA : | Ermek, idrak. * Saat. |