| Kelime | Anlam |
|---|
| ENKA: | Daha temiz, en pâk. |
| ENKAD: | Bir alaca kuşun adı. |
| ENKAL: | İşkence âletleri. Bukağılar, kayıt ve kelepçeler. Nefsin cismani alâkalara ve bedeni lezzetlere bağlanıp kalması. |
| ENKAS: | En noksan, çok noksan, pek eksik. |
| ENKAZ: | Yıkıntı, yıkılmış şeyin artıkları. Harabenin parçaları. |
| ENKAZ-I REMİME: | Kazaya uğramış ve esaslı tarafları tahrib olmuş gemi veya tekne enkazı. |
| ENKAZ-I ÜMMİD: | Ümit yıkıntısı, ye'se düşme. |
| İçerisinde 'ENKA' geçenler |
|---|
| ENKAD: | Bir alaca kuşun adı. |
| ENKAL: | İşkence âletleri. Bukağılar, kayıt ve kelepçeler. * Nefsin cismani alâkalara ve bedeni lezzetlere bağlanıp kalması. |
| ENKAS: | En noksan, çok noksan, pek eksik. |
| ENKAZ: | Yıkıntı, yıkılmış şeyin artıkları. Harabenin parçaları. |
| ENKAZ-I REMİME: | Kazaya uğramış ve esaslı tarafları tahrib olmuş gemi veya tekne enkazı. |
| ENKAZ-I ÜMMİD: | Ümit yıkıntısı, ye'se düşme. |
| HEBENKA: | Ayak parmaklarını dikip ökçesi üzerine oturmak. |
| LÂYENKATI': | Aralıksız. Kesilmeksizin. |
| MENKA': | Su toplanan çukur. |
| MENKAB (MENKABE): | (C: Menâkıb) Dağ arasında olan yol. * Dar yol. * Güzel hareket ve fiil. * Delik açılacak yer. |
| MENKABE: | Meşhur kimselerin ahvâline dair hayat hikâyesi. Kıssa. Hikâye. Menkıbe. |
| MENKAL: | Nakledecek mekân. |
| MENKASE: | Eksiklik, noksanlık. |
| SELENKA': | Yıldırım. |
| ZENKA: | Dar sokak. |
| ZÜLENKATA: | Zeker. * Kısa boylu kişi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ENKAD : | Bir alaca kuşun adı. |
| ENA : | Ermek, idrak. * Saat. |