Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ERİŞ: | f. Bilek. Arşın, endaze. |
| ERİŞ: | Sakatlanan bir uzuv için yaralayandan alınan şer'i diyet. Satıldıktan sonra kusuru ve noksanları belli olan malın, kıymetinden bunun için indirilen miktar. |
| İçerisinde 'ERİŞ' geçenler | |
| CAHMERİŞ: | (C.: Cehâmir) Çok yaşlı kadın. * Eşek sıpası. |
| CERİŞ: | İri bulgur. * İri dövülmüş tuz. |
| FERÎŞ: | Yakında doğurmuş hayvan. |
| FERİŞTE: | (Ferişteh) f. Melek. Günahsız. Masum. Yumuşak huylu. |
| KERİŞ: | (C.: Küruş) İşkembe. |
| MERİŞ: | Üzerinde kuş tüyü olan nesne. |
| MÜFTERİŞ: | Secdede iken iki kolunu yere koyan. |
| PERİŞAN: | f. Dağınık, karışık. * Bozuk, tertibsiz, düzensiz. * Kederli, hüzünlü, kaygılı. |
| PERİŞANHÂTIR: | f. Dalgın, düşünceli. |
| PERİŞANÎ: | f. Perişanlık, dağınıklık. * Düzensizlik, bozgunluk. * Yoksulluk, fakirlik. |
| PERVERİŞ: | f. Besleme, besleyiş. Beslenme. * Terbiye etme, yetiştirme, eğitme. Terbiye edilip yetiştirilme, eğitilme. * İlerleme, terakki. |
| PERVERİŞYÂB: | f. Beslenen. * Terbiye edilen, terbiye gören, eğitilen, yetiştirilen. |
| PERVERİŞYÂFTE: | f. Terbiye edilmiş, büyütülmüş, yetiştirilmiş, eğitilmiş. |
| VERÎŞ: | Yürümek ve seğirtmek istediği hâlde sahibi engel olan davar. |
| ZÜLF-İ PERİŞAN: | f. Zülfün dağınık, perişan oluşu. Sevgilinin saçının darma dağın oluşu. * Mc: Sevilen şeylerin, işlerin karma karışık oluşu. |
| ZÜLF-İ PERİŞAN: | f. Zülfün dağınık, perişan oluşu. Sevgilinin saçının darma dağın oluşu. * Mc: Sevilen şeylerin, işlerin karma karışık oluşu. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ERİC : | Güzel koku. Misk, anber ve ıtır gibi hoş ve lâtif olan şeylerin kokusu. |
| ER : | f. Eğer, şâyet, ise, olsa, olur ise... mânalarına gelir. |