| Kelime | Anlam |
|---|
| ERİS: | f. Zeki, akıllı, uyanık, zeyrek, uslu. |
| ERİS(Î): | Çiftçi, çift süren, ekinci. |
| İçerisinde 'ERİS' geçenler |
|---|
| BERİSA': | Halk, insan topluluğu. |
| DERİS: | (C.: Dirsân) Eski kaftan, eski elbise. |
| ERİS(Î): | Çiftçi, çift süren, ekinci. |
| FERÎS: | (C: Fersâ) Ağaç halka, çenber. * Yaralı. Maktul. |
| FERÎSA: | (C: Feris-Ferâyis) Boş böğür ile kürek arasındaki et. |
| HANDERİS: | Eski şarap. |
| HERİSE: | Keşkek yemeği. |
| MERMERÎS: | Zahmet, meşakkat. |
| MUHTERİS: | İhtiras sahibi. Çok fazla hırslı istiyen. |
| MUHTERİS: | (Muhteriz) Sakınan. Çekinen. Çekingen. |
| MÜFTERİS: | Fırsat bilen. Fırsat bulan. |
| MÜFTERİS: | Yırtıcı. Parçalayıcı. İftiras eden. Zorla yere yıkıp parçalayan. |
| MÜNDERİS: | İndiras eden. Eseri, izi nişânı kalmamış olan. |
| MÜNDERİSÂT: | Yıkılıp mahvolmuş olan harâbeler. |
| ŞECERİSTAN: | f. Orman, ağaçlık yer, koruluk. |
| ŞEKERİSTAN: | f. Şeker kamışı tarlası. |
| ŞERİS: | Eski nalin. |
| ŞERİS: | Yaramaz huylu kimse. |
| VERÎSE: | Veris otuyla boyanmış nesne. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ERİS(Î) : | Çiftçi, çift süren, ekinci. |
| ERİC : | Güzel koku. Misk, anber ve ıtır gibi hoş ve lâtif olan şeylerin kokusu. |
| ER : | f. Eğer, şâyet, ise, olsa, olur ise... mânalarına gelir. |