Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ERAS: Başı büyük olan kimse.
ERASS: Sık dişli.
İçerisinde 'ERAS' geçenler
ABERASYON: Fr. Sapma.
BÂB-I SERASKERÎ: Serasker kapısı. Eski Milli Müdafaa Vekâleti. Milli Savunma Bakanlığı. Şimdiki İstanbul Üniversitesi'nin kapısı.
BERAS: Leke hastalığı.
BERASİN: (Bürsün. C.) Yırtıcı hayvanların pençeleri.
ERASS: Sık dişli.
FEDERASYON: Fr. Bir kaç devletin bir devlet meydana getirecek şekilde birleşmesi. * Aynı çeşitten bir çok kurulların meydana getirdiği birlik.
FERASET: (Bak: Firâset) Anlayışlılık, çabuk seziş. (Aslı firâsettir)
FERASET: Binicilik, süvarilik, yiğitlik.
HERAS: Dikenli ağaç.
KERAS: Hilyon ve marulca dedikleri ot.
KERASTE: f. Kereste.
MERASET: şiddet.
MERASÎ: (Mersiye. C.) Mersiyeler, ağıtlar.
MERASÎ: (Mersâ. C.) Limanlar. Gemilerin sığınıp barındıkları yerler.
MERASİD: (Mersad. C.) Gözetleme yerleri, rasat yerleri.
MERASİM: (Mersem. C.) Resmi merasimler. Âdet hükmündeki gösterişler. Resmi muameleler. * Şiveler. Âdetler.
MÜTERASIF: Saf şeklinde birbirine yanaşıp sıkışmış olan.
MÜTERASİL: Mektuplaşan, haberleşen.
MÜTERASSID: (Rasad. dan) Gözeten, tarassud eden, bekleyen, kollayan.
MÜTERASSIDÎN: (Müterassıd. C.) Dikkatle gözetenler, rasad edenler, kollıyanlar, bekliyenler.
OPERASYON: Fr. Bir cerrahın canlı bir vücut üzerinde yaptığı cerrahi müdahale. Ameliyat.
SERASER: f. Baştan başa, bütün, hep mecmuan, külliyen.
SERASİME: f. Sersem.
SERASİMEGÎ: f. Sersemlik.
SERASKER: f. Ordu kumandanı. Komutan. * Harbiye nâzırı, milli savunma bakanı.
ŞERASET: Huysuzluk, geçimsizlik. Titizlik.
ŞERASET: Huysuzluk, geçimsizlik. Titizlik.
TERASET: Kalkancılık.
TERASUF: (Kaldırım taşları biçiminde) birbirine yanaşarak sıkışma, istif olma.
TERASÜL: (C.: Terasülât) Haberleşme, mektublaşma.
VERASET: Miras sahibi olma. Ölen bir kimsenin mallarının Allah'ın (C.C.) emrine göre, şeriatça mirasçılara geçmesi. * İrsiyet. Varislik, mirasçılık. Mirasta hak sahibi olma.
VERASET-İ IRKIYE: Doğan yavrunun ecdadına benzemesi.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ERASS : Sık dişli.
ERABET : Akıllı, zeyrek ve uslu olma.
ER : f. Eğer, şâyet, ise, olsa, olur ise... mânalarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...