Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ERCAN: | Fars diyarında bir yerin adı. |
| İçerisinde 'ERCAN' geçenler | |
| DERCAN: | f. Can içinde. |
| DERCAN ETMEK: | Can içine almak, hayatını ona vermek. |
| HERCAN: | Uzun ve kalın olan şey. * Hayvanın yab yab yürümesi. |
| MERCAN: | Denizde geniş resif meydana getiren ve mercanlar takımının örneği olan hayvan ve bunun kalkerli yatağından çıkarılan çoğu kırmızı renkte ve ince dal şeklinde bir madde. Bu madde boncuk gibi süs eşyası olarak kullanılır. Mercanlar ancak 40 metre kadar derinlikte yaşayabilirler. |
| MERCANE: | Mercan tanesi. (Bak: Mercan) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ERCA : | (Recâ. C.) Taraflar, yönler, cihetler. |
| ERC : | f. Kıymet, kadr, değer. * Gergedan. |
| ER : | f. Eğer, şâyet, ise, olsa, olur ise... mânalarına gelir. |