Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EREB: Hâcet, ihtiyaç. San'at.
İçerisinde 'EREB' geçenler
CEREB: Uyuz hastalığı, uyuzluk.
CEREB-NAK: f. Uyuz hastalığına tutulmuş kimse, uyuz kişi.
DEREBEYİ: Ortaçağda kendi arazisi içindeki insanlara istedikleri gibi hükmeden, devamlı olarak birbirleriyle savaşan geniş toprak sahiplerinden her biri. * Mc: Asi, zorba.
HEREB: Kaçma, firar. * şiddetli üzüntü, keder.
KEREB: Kova bağladıkları ip. * Suyu yatıp ağızla içmek. * Hurma ağacının kökü.
KEREBBE: Yaz günlerinde kumlu yerlerde biten bir ağaç adı.
KEREBE: (C.: Kirâb) Suyun aktığı yer.
MEREB: İnsan toplanan yer.ME'REBE $ (Me'ribe) : (C: Meârib) İhtiyaç. * Ümitli bulunma. Ümitvar olmak.
SEREB: (C.: Esrâb) Yer altında olan ev. * Kırbadan akan su. * Ot.
ŞEREBE: (C.: Şireb-Şerebât) Ağaç dibine su toplanması için yapılan havuz.
TEREB: Fakir olmak, fakirleşmek.
TEREBBU': Bağdaş kurup oturmak. * Dört bacaklı olmak.
TEREBBUH: Sarkmak, sülpük olmak.
TEREBBÜB: Fakirlik.
TEREBBÜL: İkdam. *Cür'et.
TEREBBÜT: Eğlenmek.
ZEREB: (C.: Zerâib) Koyun ağılı.
ZEREB: Keskin nesne. * Midenin bozulması.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EREC : Güzel ve hoş koku. Misk ü anber ve ıtır gibi şeylerin güzel kokusu.
ER : f. Eğer, şâyet, ise, olsa, olur ise... mânalarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...