| Kelime | Anlam |
|---|
| EREB: | Hâcet, ihtiyaç. San'at. |
| İçerisinde 'EREB' geçenler |
|---|
| CEREB: | Uyuz hastalığı, uyuzluk. |
| CEREB-NAK: | f. Uyuz hastalığına tutulmuş kimse, uyuz kişi. |
| DEREBEYİ: | Ortaçağda kendi arazisi içindeki insanlara istedikleri gibi hükmeden, devamlı olarak birbirleriyle savaşan geniş toprak sahiplerinden her biri. * Mc: Asi, zorba. |
| HEREB: | Kaçma, firar. * şiddetli üzüntü, keder. |
| KEREB: | Kova bağladıkları ip. * Suyu yatıp ağızla içmek. * Hurma ağacının kökü. |
| KEREBBE: | Yaz günlerinde kumlu yerlerde biten bir ağaç adı. |
| KEREBE: | (C.: Kirâb) Suyun aktığı yer. |
| MEREB: | İnsan toplanan yer.ME'REBE $ (Me'ribe) : (C: Meârib) İhtiyaç. * Ümitli bulunma. Ümitvar olmak. |
| SEREB: | (C.: Esrâb) Yer altında olan ev. * Kırbadan akan su. * Ot. |
| ŞEREBE: | (C.: Şireb-Şerebât) Ağaç dibine su toplanması için yapılan havuz. |
| TEREB: | Fakir olmak, fakirleşmek. |
| TEREBBU': | Bağdaş kurup oturmak. * Dört bacaklı olmak. |
| TEREBBUH: | Sarkmak, sülpük olmak. |
| TEREBBÜB: | Fakirlik. |
| TEREBBÜL: | İkdam. *Cür'et. |
| TEREBBÜT: | Eğlenmek. |
| ZEREB: | (C.: Zerâib) Koyun ağılı. |
| ZEREB: | Keskin nesne. * Midenin bozulması. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EREC : | Güzel ve hoş koku. Misk ü anber ve ıtır gibi şeylerin güzel kokusu. |
| ER : | f. Eğer, şâyet, ise, olsa, olur ise... mânalarına gelir. |