Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ERKÂN: (Rükn. C.) Rükünler. Esaslar. Temeller. İleri gelen kimseler.
ERKÂN-I ASKERİYE: Yüksek rütbeli askerler. Zabitler, subaylar.
ERKÂN-I DEVLET: Devletin ileri gelenleri, dünyevi makamca ileri olanları.
ERKÂN-I HARB: Harb için yetişmiş zâbit. Kurmay subay.
Harb işlerini idare eden kumandanlar. Harb erkânı.
ERKÂN-I İSLÂMİYE: İslâmiyetin esasları, temelleri, rükünleri. (Şehâdet getirmek, Namaz kılmak, Oruç tutmak, Zekât vermek ve Hacca gitmek.)
ERKÂN-I SALÂT: Namazın rükünleri.
ERKÂN-I SEB'A: Yedi rükün.
ERKAN: Sarılık denilen bir hastalık çeşidi.
Ekini ifsâd eden âfet.
İçerisinde 'ERKÂN' geçenler
ÂDÂB U ERKÂN: Edebler, kaideler ve rükünler. Ahlâk ve terbiye kaideleri.
BERKAN: f. Tüyü kıvırcık olan kuzu postu veya kürkü.
BERKAN: Parıldama. * Volkan.
ERKÂN-I ASKERİYE: Yüksek rütbeli askerler. Zabitler, subaylar.
ERKÂN-I DEVLET: Devletin ileri gelenleri, dünyevi makamca ileri olanları.
ERKÂN-I HARB: Harb için yetişmiş zâbit. Kurmay subay. * Harb işlerini idare eden kumandanlar. Harb erkânı.
ERKÂN-I İSLÂMİYE: İslâmiyetin esasları, temelleri, rükünleri. (Şehâdet getirmek, Namaz kılmak, Oruç tutmak, Zekât vermek ve Hacca gitmek.)
ERKÂN-I SALÂT: Namazın rükünleri.
ERKÂN-I SEB'A: Yedi rükün.
ÇAR-ERKÂN-I CUVANÎ: Padişahın özel hizmetlerinde bulunan ve Enderun'un azamlarından olan dört kişi hakkında kullanılan bir tabirdir.
TA'DİL-İ ERKÂN: Fık: Namazın bütün rükünleri, esaslarını usulüne uygunca yerine getirerek ve namazın tertib ve düzeninin hakkını vererek kılmak. Meselâ : "Secdeyi sükunetle yerine getirmek ve iki secde arasında "Sübhânallah" diyecek kadar doğrularak oturmak. Kıyamda ve rüku'dan sonraki kıyamda sükunet üzere olmak ve namazın bütün duâlarını dikkatle okumak. Namazın her rüknünü yerine getirmek, acele ile kılmamak" gibi.
ZİBERKAN: Ay, kamer. Ay ve güneş. * Arap reislerinden bir reisin adı.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ERKÂN-I ASKERİYE : Yüksek rütbeli askerler. Zabitler, subaylar.
ERKA : Ziyade yükselen. Çok yükselen.
ERK : Tıb: Uykusuzluk hastalığı.
ER : f. Eğer, şâyet, ise, olsa, olur ise... mânalarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...