| Kelime | Anlam |
|---|
| ERTA: | Bir ağaç cinsidir ve yaprağıyla debbağlar sahtiyan boyarlar. |
| İçerisinde 'ERTA' geçenler |
|---|
| BERTAL: | Rüşvet almak. |
| BERTAM: | Dudağı kalın adam. |
| BERTAME: | Gadaptan müntefih olmak, hiddetlenmek. |
| BERTARAF: | f. Bir tarafa atılan, bir yana atılmış, ortadan çıkmış, zâil olmuş. |
| BERTARUM: | f. Kubbe üzerinde. Dam üstünde. |
| MERTA': | Otlak, çayır, mer'a, çimen. |
| MERTA: | Sür'atle yelmek. Seğirtmek. |
| MÜFERTAH: | Yassı başlı. |
| PERTAB: | f. Atılma, sıçrama. * Hız almak için geriden koşarak atılma. * Uzağa düşen ok veya başka bir şey. |
| SERTAB: | f. İnatçı, muannid. |
| SERTAC: | f. Baş tacı olan. Çok sevilen. Hürmet edilen. En ileri. |
| SERTAK: | f. Evin üstünde bulunan etrafı açık oda veya daire. |
| SERTAPA: | f. Baştan ayağa. Baştan aşağı. |
| SERTASER: | (Serteser) f. Baştan başa, bütün, hep. |
| VERTA: | (C: Vırât) Çukur yer, varta, uçurum. * Halledilmesi, içinden çıkılması zor olan iş. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ERTEL : | Peltek adam. |
| ER : | f. Eğer, şâyet, ise, olsa, olur ise... mânalarına gelir. |