Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ESİL: Şerefli, şanlı, namlı, haysiyetli, itibarlı ve otoriter kişi.
ESİL: Parlak, uzun ve dolgun yüz.
Doğru şey.
ESİL: (C.: Asal-Esail-Usul) İkindi sonrasından akşama kadar olan vakit.
Kavi, muhkem, sağlam.
İçerisinde 'ESİL' geçenler
BESİL: Çirkin yüzlü.
BESİLE: Kap içinde kalmış içki artığı.
FESİL: (C: Efsâl-Fisâl) Adi, yaramaz kimse. * Bağ çubukları dikmek.
FESÎL: (C: Füslân) Hurma ağaçlarının küçüğü. * Her nesnenin kemi ve yaramazı.
HAMELE-İ MÜMTESİL: Aldığı emri imtisal edip yüklenen, mes'uliyeti üzerine alan.
HOŞAFIN YAĞI KESİLMEK: Ist: Bozulmak, bir cevap bulamamak, mahcup olmak.
KESİL (KESLÂN): (C.: Küsâlâ) Tenbel kimse.
MESİL: Benzer. Misil. Gibi. Şibih. Eş. Nazir.
MESİL: Su yatağı. Suyun akacak olduğu yer, boru.
MUGTESİL: (Gusl. den) Yıkanan, gusleden.
MÜMTESİL: İmtisal eden, aldığı emre uyan.
NESİL: (Bak: Nesl)
NESİL: Erimiş mumsuz bal.
NESİL: Kazıldığında çıkan kuyu toprağı.
Nİ'ME-L VESİLE: Ne güzel sebeb, ne âlâ vesile.
RESİL: (C.: Rüsül - Rüselâ) Elçi.
VESİLE: (Vâsile) Bahane, sebeb. * Fırsat. * Elverişli durum. * Vasıta. Yol. * Pâye, rütbe. * Baba. * Kurbiyet. * Kendisi ile başkasına yaklaşılan şey. * Cennet'te bir menzil adı. (El-Vesiletü menziletün fi-l Cenneti hadis-i şerifi bunu te'yid ediyor.)
VESİLE-İ CEMİLE: Güzel sebep. Güzel fırsat.
VESİLE-İ SA'Y: Çalışma vesilesi.
VESİLECU: f. Sebep ve bahane arayan.
VESİLEDÂR: f. Vesileli.
VESİLEHÂH: f. Vesile isteyen.
VESİLET-ÜN NECAT: Kurtuluş vesilesi, kurtuluş sebebi.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ESİ : (C: Esât) İlaç yapmak.
ES : Koyuna iys iys demek.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...