Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ESAL: Tâzim etmek, övüp medhetmek.
ESALE: Uzun yüzlü olmak. Sarkık olmak.
ESALİB: (Üslub. C.) Üslublar. Tarzlar. Cihetler.
İçerisinde 'ESAL' geçenler
BESALET: Yiğitlik. Bahadırlık. Yürek sağlamlığı.
CESALE: Çokluk, kesret.
ESALE: Uzun yüzlü olmak. Sarkık olmak.
ESALİB: (Üslub. C.) Üslublar. Tarzlar. Cihetler.
FESALE: (Füsule) Alçak ve asılsız olmak.
KADDESALLAH: Allah mübarek ve mukaddes eylesin.
KESALET: Tembellik. Üşenmek. Uyuşukluk. Rehâvet.
MAİDESÂLÂR: f. Sofracı başı.
MESALİB: Eksiklikler. Ayıplar. Kusurlar.
MESALİH: (Maslahat. C.) Maslahatlar. İşler.
MESALİH-İ MÜRSELE: (Bak: Maslahat-ı mürsele)
MESALİK: (Meslek. C.) Meslekler. Tutulan yollar. Süluk edilen yollar.
MESALL: Kabından çıkmış nesne.
MÜTESALİB(E): (Salb. dan) Çapraz.
MÜTESALİF: Birbirleriyle bacanak olan.
MÜTESALİH: (Sulh. dan) Sulh yapan, tesalüh eden.
MÜTESALİH: Sağır gibi görünen. Sağırlık gösteren.
MÜTESALİHÎN: (Mütesalih. C.) Sağır gibi görünenler, sağırlık gösterenler.
MÜTESALİK: Uçucu, uçan. * Tırmanan, tırmanıcı.
MÜTESALLİB: Sertleşmiş, katılaşmış olan.
MÜTESALLİK: Etrâfındaki şeylere dolanarak yukarı doğru çıkan, tırmanan.
MÜTESALLİKA: Papağan gibi ayakları çengelli olan kuşlar.
MÜTESALLİT: (C.: Mütesallitîn) Musallat olan, peşini bırakmıyan, tasallut eden, sırnaşan.
MÜTESALLİTÂNE: f. Musallat olarak, sırnaşarak, tasallut edercesine.
MÜTESALLİTÎN: (Mütesallit. C.) Musallat olanlar, peşini bırakmayanlar, ardından ayrılmayanlar, tasallut edenler.
RESALET: Saçı salıverme. * Deveyi eşkin yürütme. (Bak: Risalet)
TEBAYÜN-İ MESALİK: Mesleklerin farklılığı.
TESALLÜB: (Bak: Tasallüb)
TESALUH: Sağır gibi görünme.
TESALÜF: (Self. den) İki kadın birbiriyle elti veya iki erkek birbiriyle bacanak olma.
TESALÜM: Sulh edişmek, barışmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ESALE : Uzun yüzlü olmak. Sarkık olmak.
ESA' : Atmak.
ES : Koyuna iys iys demek.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...