| Kelime | Anlam |
|---|
| ESAS: | Temel. Kök. Rükün. şart. Hakikat ve mahiyetler. |
| ESAS: | Ev eşyası. Eve âit lüzumlu şeyler. Mal. Rızık. |
| ESASAT: | (Esas. C.) Esaslar. Temeller, kökler. |
| ESASE: | f. Gözucu ile bakma. |
| ESASEN: | Kendiliğinden, aslından, temelinden. |
| ESASİYYE: | Asılla temelle alâkalı. Esasa ait ve müteallik. |
| İçerisinde 'ESAS' geçenler |
|---|
| ASL Ü ESAS: | Gerçek, doğru. |
| BESASA: | Göz, ayn. |
| CESASET: | Tecessüs, casusluk. Merak. |
| ESASAT: | (Esas. C.) Esaslar. Temeller, kökler. |
| ESASE: | f. Gözucu ile bakma. |
| ESASEN: | Kendiliğinden, aslından, temelinden. |
| ESASİYYE: | Asılla temelle alâkalı. Esasa ait ve müteallik. |
| KANUN-U ESASÎ: | Temel kanun. Temel ve esasa ait kanun. Bir bünyenin aslını ve mahiyetini teşkil eden kanun. (Bak: Teşkilât-ı esasiye) |
| KAVAİD-İ ESASİYE: | Esası teşkil eden temel kaideler. |
| LESAS: | Hırsızlık yapma. Sirkat. |
| LESASET: | Hırsızlık. |
| MESAS: | Esas, asıl, kök. |
| NİAM-I ESASİYE: | Esas nimetler, en lüzumlu maddeler. İman, din gibi en kıymetli İlâhi ihsanlar. |
| RESAS: | (Bak: Rasas) |
| RESASET: | Eskilik, köhnelik. Yıpranmış olma. |
| ŞESASA: | şiddet. * Yaramazlık. * Sığır üstüne yük vurmak. * Kuru ve sert yer. * Acele. |
| ŞESASA: | Şiddet. * Yaramazlık. * Sığır üstüne yük vurmak. * Kuru ve sert yer. * Acele. |
| TABAYİ'-İ ESASİYE: | Temel ve esas olan tabiatlar, karakterler, yaradılışlar. * Toprak, su, hava gibi veya oksijen, hidrojen karbon, azot gibi unsurların hususiyetleri. |
| TARH-I ESAS: | Temel atmak. |
| TEŞKİLÂT-I ESASİYE: | Anayasa. Kanun-u esasî. Devletin temel kuruluş şeklini tayin eden ve teşrinin yani meclisin, hükümetin ve mahkemelerin salâhiyetleri nasıl kullanılacağını; vatandaşların umumi hak ve hürriyetlerini gösteren temel kanunlardır. |
| ÜSS-ÜL ESAS: | Hakiki sağlam temel. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ESASAT : | (Esas. C.) Esaslar. Temeller, kökler. |
| ESA' : | Atmak. |
| ES : | Koyuna iys iys demek. |