Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ETAN: | f. Dişi eşek. Bir kısmı havada, bir kısmı suyun içinde kalan kaya; yosunlu taş. Kuyu kenarında üstüne oturup su içmeye mahsus taş. |
| İçerisinde 'ETAN' geçenler | |
| ÂMİLETÂN: | İki ayak, çift bacak. |
| BETAN: | (C.: Bitnân) Çukur yer. |
| BETANE: | Büyük karınlı olmak. |
| FETANET: | (Bak: Fatânet) |
| HUSYETAN: | f. Hayalar, çift haya. Erkeklik bezlerinin her ikisi. |
| KELBETAN: | f. Kerpeten. |
| KEMAL-İ METANET: | Tam sağlamlıkla, sarsılmadan. |
| KERRETAN: | Sabah ve akşam. |
| KOMPETAN: | Fr. Bir işi iyi bilen. Bir şey hakkında yerinde kararlar alabilen kimse. |
| LEVZETÂN: | İki bâdemcik, bâdemcikler. |
| MAHALLETAN: | Çömlek ve değirmen. |
| METANET: | Sağlamlık. Kavilik. Sözünden ve kararından dönmemeklik. İnsanın, fikrinde sabır, azminde kavi ve akidesinde rüsuh sahibi olması. (Mukabili zaaf'dır) (Hak, iman ve İslâmiyet uğrunda metanet göstermek, çok kıymetli bir seciyyedir.) |
| METANET-İ KALBİYE: | Kalb sağlamlığı. |
| MEVETAN: | Canı olmayan nesneler. * İhya olunmayan, ekilip biçilmeyen arazi. |
| MUAVVEZETÂN: | (Muavvezeteyn) Kur'ân-ı Kerim'in son iki suresi. (Dâima okunacak gâyet lüzumlu dersleri verdiği ve her çeşit şerli işlerden Allah'a sığınmayı tavsiye ve emrettiği için bu isim verilmiştir.) |
| MÜDHAMMETAN: | Her tarafı yemyeşil nebatat, hazrevat ile kaplı iki Cennet. |
| MÜTEKABİLETAN: | Birbirine karşı olan iki şey. |
| NETANE: | Çirkin kokmak, pis kokmak. |
| SERETAN: | Tıb: Kanser hastalığı. * Yutmak. * Yengeç. * Cevza Burcu ile Esed Burcu arasındaki burcun ismi. (Rumi 9 Haziran'da başlar) |
| ŞEFETAN: | İki dudak. |
| ZAMMETÂN (ZAMMETEYN): | İki zamme. |
| ZAVİYETÂN (ZAVİYETEYN): | İki zaviye. İki açı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ETA : | Kavak ağacı. |