| Kelime | Anlam |
|---|
| ETRA: | Dere gibi akan su. |
| ETRAB: | (Tırb. C.) Hep bir yaşıt olanlar, akranlar. |
| ETRAD: | Kaşları kılsız olan kimse. |
| ETRAF: | (Taraf. C.) Taraflar, yanlar, canibler, yönler, uçlar, kıyılar. |
| ETRAF-I ERBAA: | Dört taraf. (Sağ, sol, ön, arka.) |
| ETRAF: | (Türfe. C.) Nazik ve zarif şeyler. Lezzetli taamlar, güzel yemekler. |
| ETRAH: | (Terah. C.) Tasalar, kederler, elemler, gamlar, üzüntüler, sıkıntılar, ıztırablar. |
| ETRAK: | (Türk. C.) Türkler. |
| ETRAS: | (Türs. C.) Türsler, harpde kullanılan kalkanlar. |
| İçerisinde 'ETRA' geçenler |
|---|
| BETRA: | (Müz: Ebter) Çocuğu olmayan. Kısır. * Kuyruğu kesik dişi hayvan. |
| ETRAB: | (Tırb. C.) Hep bir yaşıt olanlar, akranlar. |
| ETRAD: | Kaşları kılsız olan kimse. |
| ETRAF: | (Taraf. C.) Taraflar, yanlar, canibler, yönler, uçlar, kıyılar. |
| ETRAF-I ERBAA: | Dört taraf. (Sağ, sol, ön, arka.) |
| ETRAF: | (Türfe. C.) Nazik ve zarif şeyler. * Lezzetli taamlar, güzel yemekler. |
| ETRAH: | (Terah. C.) Tasalar, kederler, elemler, gamlar, üzüntüler, sıkıntılar, ıztırablar. |
| ETRAK: | (Türk. C.) Türkler. |
| ETRAS: | (Türs. C.) Türsler, harpde kullanılan kalkanlar. |
| EZMÂR-I ETRÂK: | Türk kahramanları. |
| TETRA: | Birbiri ardınca olmak. Birbirinin peşinden gelmek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ETRAB : | (Tırb. C.) Hep bir yaşıt olanlar, akranlar. |
| ETA : | Kavak ağacı. |