| Kelime | Anlam |
|---|
| EVİY: | Yerleşme. Yerine gelme. Koruma. |
| İçerisinde 'EVİY' geçenler |
|---|
| ALÂİK-İ DÜNYEVİYE: | Dünyevî alâkalar. İnsanı Cenab-ı Hakkın rızasından alıkoyan lüzumsuz işler. |
| ALE-S-SEVİYYE: | Bir seviyede, aynı boyda. * Müsâvat üzere. |
| A'MÂL-İ UHREVİYE: | Ahirete ait iş, hareket ve ibadetler.(Bu dünya, dâr-ül-hikmettir, dâr-ül-hizmettir; dâr-ül-ücret ve mükâfat değil. Buradaki a'mâl ve hizmetlerin ücretleri Berzahta ve Ahirettedir. Buradaki a'mâl, Berzahta ve Ahirette meyve verir. Madem hakikat budur, a'mâl-i uhreviyyeye ait neticeleri dünyada istememek gerektir. Verilse de, memnunane değil, mahzunâne kabul etmek lâzımdır. Çünki: Cennet'in meyveleri gibi, kopardıkça yerine aynı gelmek sırrıyla, bâki hükmünde olan amel-i uhrevi meyvesini, bu dünyada fâni bir surette yemek, kâr-ı akıl değildir. Bâki bir lâmbayı bir dakika yaşayacak ve sönecek bir lâmba ile mübadele etmek gibidir. M.) |
| ÂMÂL-İ UHREVİYE: | Ahirete ait emeller, ümitler ve istekler. |
| AN'ANEVİYE: | An'aneciler. * An'aneden gelen. |
| BEDEVİYANE: | f. Bedevilere uygun şekilde, çölde yaşayanlar gibi. |
| BEDEVİYET: | (Bedâvet) Göçer hayatı yaşayış. Göçebelik. Bedevilik. |
| Bİ'SET-İ NEBEVİYE: | Allah tarafından Peygamberin gönderilmesi. |
| CEMREVİYYE: | Divân şairleri tarafından bayramlar, baharlar gibi cemre sebebiyle, muasır olan büyük makamlı ve rütbeli kişiler için yazılan şiirler. |
| DEVİYE: | Otsuz sahrâ. Otu olmayan çöl |
| DEVİYY: | Nerden geldiği anlaşılamayan sesler, gürültüler, patırtılar. |
| EVLEVİYET: | Daha öncelik. Başta gelir olmak. Daha beğenilir. Daha münâsip olmak. |
| GUDDE-İ MİDEVİYE: | Mide bezi. |
| HÂSILAT-I SENEVİYYE: | Senelik kazançlar, yıllık gelirler. |
| HİCRET-İ NEBEVİYE: | Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (A.S.M.) Mekke'den 622 yılında Medine'ye hicret etmesi. |
| İSEVİYYET: | Hristiyanlık. |
| KERAMET-İ ALEVİYE (R.A.): | Hz. Ali Efendimize âid keramet. (Bak: Kaside-i Ercuze) |
| KUVVE-İ ŞEHEVİYE: | Cinsi istek kudreti. Yemek, içmek, konuşmak, uyumak gibi kabiliyetler. |
| KÜREVİYAT: | (Küreviyet. C.) Küre gibi oluşlar. Küreler. Yuvarlaklıklar. |
| KÜREVİYET: | Yuvarlaklık. Küre gibi oluş. |
| KUVVE-İ ŞEHEVİYE: | Cinsi istek kudreti. Yemek, içmek, konuşmak, uyumak gibi kabiliyetler. |
| LEVİYYE: | Bir kimse için ayrılıp saklanan yiyecek. |
| LEZAİZ-İ DÜNYEVİYE: | Dünyâ lezzetleri ve zevkleri. |
| MANEVİYYAT: | Maddi olmayan kuvvet. Mânâ âlemine âit olanlar. Dinden, imândan, mukaddesât ve imândan gelen kuvvet (Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise, mâneviyatta kördür. H.) |
| MANEVİYYUN: | Allah'a, dine, mukaddesata inanmış olanlar. |
| MESAİB-İ DÜNYEVİYE: | Dünya musibetleri ve güçlükleri. |
| MESNEVİYYAT: | (Mesnevî. C.) Mesnevi tarzında yazılmış olan eserler. |
| MEŞAGİL-İ DÜNYEVİYE: | Dünyâ meşgaleleri. |
| MEŞAGİL-İ UHREVİYE: | Ahirete ait çalışmalar. Din için yapılan çalışmalar. |
| MEVLEVİYYET: | Mevlevilik. Mevlevi tarikından olmak. * Mollalık. * Müderrislikten sonra gelen ilmiye sınıfından oluş. * Eyâlet kadılığı; yani, bir eyâletin bütün hukuki ve kazai işlerine bilfiil bakan kadı. "Mevâli" de denir. |
| MUHTEVİYYÂT: | İçindekiler. Kapladığı şeyler. |
| MÜNZEVİYÂNE: | f. İnzivaya çekilircesine, tek başına kalır gibi. |
| MEŞAGİL-İ DÜNYEVİYE: | Dünyâ meşgaleleri. |
| NESEVİYYET: | Kadınlık. |
| RABİA-İ ADEVİYE: | (Hi: 95 - 185) Basra'lı bir hatun. Bütün hayatını dine hizmet için vakfetmiş, zengin kimseler evlenmek teklifinde bulundukları halde; "Allah'ı anmaktan, dine hizmetten beni alıkor" fikri ile reddetmiş, fakirliği ve istiğnayı kabul edip dine hizmetten vaz geçmemiştir. Talebe okutmuş meşhur bir veliyedir. (R. Aleyha) |
| REVAK-I UHREVİYE: | Âhirete açılan yer, mezar. * Cennet bahçesi. Âhiretin mukaddemesi. |
| REVİY: | Edb: Kafiye olan kelimenin son harfi. Şiirde kafiye harfi. |
| REVİYYET: | (C.: Reviyyât) Bir işin her cihetini iyice düşünme. |
| SANAYİ-İ MANEVİYE: | Mâna delâletiyle olan san'at. (Teşbih ve istiâre gibi.) |
| SEVİYY: | Bir, beraber. * Düz, doğru. |
| SEVİYYE: | Müsavilik, birlik, beraberlik. * Düzlük, doğruluk. |
| SEVİYYE: | (C.: Sevâyât) Koyun yatağı. |
| SEVİYYEN: | Müsavi olarak. Bir düziye. Eşit olarak. |
| SEVİYYET: | Eşitlik, müsavilik, denklik. |
| ŞETEVİYY: | Kışa mensup, kış ile ilgili. * Kış evi. * Kış kaftanı, kışlık elbise. * Kış yağmuru. |
| UMUR-U DÜNYEVİYYE: | Dünya işleri. Dünyaya ait işler. |
| USARE-İ MİDEVİYE: | Mide suyu, mide salgısı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EVİDDA : | Ahbablar. Hâlis ve sâdık dostlar. |
| EV : | Şek, tahayyür, ibham, istisnâ, şart, teb'iz için kullanılan harf-i atıf. "yahut, veya, meğer ki, bel, belki ister" gibi kelimelerle türkçeye terceme edilebilir. |