Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| EVŞEN: | Yaltakçı, dalkavuk. |
| EVŞENG: | f. Sicim. İnce ip. |
| İçerisinde 'EVŞEN' geçenler | |
| CEVŞEN: | Zırh. |
| CEVŞEN-İ KEBÎR: | Büyük zırh. Peygamberimiz Hz. Muhammed'e (A.S.M.) vahiyle gelen en azîm ve en mühim bir münâcâtın ismidir. Bu harika münâcât, mârifetullahda terakki eden bütün âriflerin münâcâtının fevkindedir. Bin hâsiyeti olan ve bin Esmâ-i Hüsnâ'yı içine alan emsalsiz bir münâcât-ı Peygamberiyedir. |
| CEVŞEN-PÛŞ: | f. Zırhlı, zırh giyen. |
| EVŞENG: | f. Sicim. İnce ip. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| EVŞENG : | f. Sicim. İnce ip. |
| EVŞAB : | Aşağılık kimse, âdi ve rezil kişi. Ayak takımı. |
| EV : | Şek, tahayyür, ibham, istisnâ, şart, teb'iz için kullanılan harf-i atıf. "yahut, veya, meğer ki, bel, belki ister" gibi kelimelerle türkçeye terceme edilebilir. |