| Kelime | Anlam |
|---|
| EVALİ: | Çok iyi ve münâsib olanlar. Evlâlar. |
| İçerisinde 'EVALİ' geçenler |
|---|
| ALETTEVALİ: | Arası kesilmeksizin, birbiri ardınca, arka arkaya. |
| İLM-İ MEVALİD: | Tabiat, eşya ilmi. Hayvanat, nebatât ve maddelerine ait ilim. |
| KEVALİK: | Kısa boylu. |
| MEVALÎ: | Efendiler. * Azad edilmiş köleler. * Azad edenler. * Mevleviyyet pâyesine ulaşmış sarıklı âlimler. * Dost ve komşular. * Yardımcılar. |
| MEVALİD: | (Mevlid. C.) Doğulan yerler. Mevlidler. Doğma vakitleri. Milâdlar. |
| MEVALİD: | Mevcudlar. Doğmuşlar. Vücud bulmuşlar. Mevludlar. |
| MEVALİD-İ SELÂSE: | Nebat, hayvan ve maden. |
| MEVALİD-İ TÜRABİYE: | Topraktaki mevâlid. Mâdenler, nebatlar. |
| MÜTEVALİ: | (Velâ. dan) Aralık vermeden devam eden, tevâli eden. Birbiri ardınca sıra ile olan. |
| MÜTEVALİD: | Birbirinden doğup üreyen. |
| MÜTEVALİYEN: | Üst üste, aralık vermeden, peş peşe. |
| SEVALİF: | (Sâlif ve Sâlife. C.) Geçmişler. Geçmiş insanlar. |
| TEVALİ: | Uzayıp gitmek, devam etmek. Birbiri ardınca sıra ile gelmek. Sürmek. |
| TEVALİYEN: | Tevali etmek suretiyle. |
| ZEVALÎ: | Zevale mensub, zevale ait ve müteallik. * Çok yaşlı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EVABİD : | (Abide. C.) Abideler. (Bak: Abide) |
| EV : | Şek, tahayyür, ibham, istisnâ, şart, teb'iz için kullanılan harf-i atıf. "yahut, veya, meğer ki, bel, belki ister" gibi kelimelerle türkçeye terceme edilebilir. |