Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| EVAMİR-İ TEKVİNİYE: | Tekvine âit emirler.(Fıtrat yalan söylemez. Bir çekirdekteki meyelân-ı nümuv der: "Ben sünbülleneceğim, meyve vereceğim", doğru söyler. Yumurtada bir meyelân-ı hayat var. Der: "Piliç olacağım", Biiznillâh olur, doğru söyler. Bir avuç su, meyelân-ı incimad ile der: "Fazla yer tutacağım", metin demir onu yalan çıkaramaz, sözünün doğruluğu demiri parçalar. Şu meyelânlar iradeden gelen evâmir-i tekviniyenin tecellileridir, cilveleridir. M.) (Bak: Emr-i tekvinî) |
| İçerisinde 'EVAMİR-İ TEKVİNİYE' geçenler | |
| İçerisinde 'EVAMİR-İ TEKVİNİYE' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| EVAMİR : | Emirler, emredilenler, vazifeler. (Bak: Emr) |
| EVAM : | f. Ödünç, borç. * Renk, levn. |
| EVABİD : | (Abide. C.) Abideler. (Bak: Abide) |
| EV : | Şek, tahayyür, ibham, istisnâ, şart, teb'iz için kullanılan harf-i atıf. "yahut, veya, meğer ki, bel, belki ister" gibi kelimelerle türkçeye terceme edilebilir. |