| Kelime | Anlam |
|---|
| EVAN: | (Bak: Avân) |
| EVANİ: | Kapkacaklar, kaplar. |
| İçerisinde 'EVAN' geçenler |
|---|
| AB-I REVAN: | Akar su. * Kalpteki ferahlık. |
| ADEVÂN (ADV): | Sür'atle koşmak. |
| BEVANİ: | Kaburga kemikleri. * Deve ayakları. |
| CEVANİB: | (Cânib. C.) Cânibler, yanlar, taraflar. |
| CEVANİB-İ ERBAA: | Dört taraf. |
| DEVAN: | f. Hızlı yürüyen, koşan, seğirten. |
| DEVANİK: | (Dânık. C.) Bir dirhemin dörtde birleri. |
| EVANİ: | Kapkacaklar, kaplar. |
| GAZEVAN: | Hızlı giden iyi at. |
| GEVAN: | (Gev. C.) Kahramanlar, yiğitler. |
| HAYEVAN: | (Bak: Hayvan) |
| HAZEVAN: | Eti birbiri üstüne yığılıp cem'olmuş olan etli nesne. |
| HEVAN: | Hakaret, zillet, alçaklık, zelillik, aşağılık, horluk. |
| MÂ-DÂM-EL MELEVAN: | Gece gündüzün devamı müddetince. |
| MAHTELEF-EL MELEVAN: | Gece ve gündüzün ihtilâfı ve değişmesi müddetince. |
| MELEVAN: | Gece ve gündüz. |
| MEVANİ': | Mâni'ler. Engeller. Mâni olanlar. Mâniâlar. |
| MEZREVAN: | Dizin aşağısındaki kaba etlerin etrafı. |
| MÜHEVAN: | Geniş büyük sahrâ. |
| NA-TEVAN: | f. (Bak: Na-tuvan) |
| NEZEVAN: | Atlama, sıçrama. |
| PEHLEVAN: | f. Pehlivan. Yiğit. Kahraman. Güreşçi. |
| PEHLEVANÎ: | f. Pehlivanlık, güreşçilik, yiğitlik, kahramanlık. |
| REVAN: | f. Giden, akıcı. * Derhal. * Ruh, can. Nefs-i nâtıka. * Edb: Su gibi akıp giden güzel söz. |
| REVAN-I TABİAT: | Âlemin canlılığı, akıcılığı, hareketli oluşu. |
| REVAN-BAHŞ(A): | f. Canlandırıcı, can bağışlayıcı. |
| REVANE: | f. Yürüyen, giden. |
| REVANİ: | f. Değerli, rağbetli revaçlı. * Tepside pişirilen irmik veya undan bir tatlı çeşidi. |
| REVANİ-FÜRUŞ: | f. Revanici. Revani satan. |
| RUH-U REVAN: | Ruhun zuhuru. Ruhun ferahlığı. Ruhun akışı. |
| REVANİ-FÜRUŞ: | f. Revanici. Revani satan. |
| SA'RAN (SA'REVÂN): | Koyunun memesinin etrafında olan ve memeye benzeyen sivilceler. |
| SEVANİ: | (Saniye. C.) Saniyeler. * İkinci derecede şeyler. |
| SEVANİH: | (Sâniha. C.) İçe doğan fikirler. |
| TAHT-I REVAN: | Dört kişi veya iki katırla taşınan nakil vasıtası. |
| TEVANA: | (Tüvânâ) f. Güçlü, kuvvetli, iktidarlı. |
| TEVANİ: | f. İşde tembellik etmek. * Kusur işlemek. Usançlık, bezginlik göstermek. |
| ZEVANİ: | (Zâniye. C.) Zâniyeler. Zina yapan kadınlar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EVANİ : | Kapkacaklar, kaplar. |
| EVABİD : | (Abide. C.) Abideler. (Bak: Abide) |
| EV : | Şek, tahayyür, ibham, istisnâ, şart, teb'iz için kullanılan harf-i atıf. "yahut, veya, meğer ki, bel, belki ister" gibi kelimelerle türkçeye terceme edilebilir. |