| Kelime | Anlam |
|---|
| EVANİ: | Kapkacaklar, kaplar. |
| İçerisinde 'EVANİ' geçenler |
|---|
| BEVANİ: | Kaburga kemikleri. * Deve ayakları. |
| CEVANİB: | (Cânib. C.) Cânibler, yanlar, taraflar. |
| CEVANİB-İ ERBAA: | Dört taraf. |
| DEVANİK: | (Dânık. C.) Bir dirhemin dörtde birleri. |
| MEVANİ': | Mâni'ler. Engeller. Mâni olanlar. Mâniâlar. |
| PEHLEVANÎ: | f. Pehlivanlık, güreşçilik, yiğitlik, kahramanlık. |
| REVANİ: | f. Değerli, rağbetli revaçlı. * Tepside pişirilen irmik veya undan bir tatlı çeşidi. |
| REVANİ-FÜRUŞ: | f. Revanici. Revani satan. |
| REVANİ-FÜRUŞ: | f. Revanici. Revani satan. |
| SEVANİ: | (Saniye. C.) Saniyeler. * İkinci derecede şeyler. |
| SEVANİH: | (Sâniha. C.) İçe doğan fikirler. |
| TEVANİ: | f. İşde tembellik etmek. * Kusur işlemek. Usançlık, bezginlik göstermek. |
| ZEVANİ: | (Zâniye. C.) Zâniyeler. Zina yapan kadınlar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EVAN : | (Bak: Avân) |
| EVABİD : | (Abide. C.) Abideler. (Bak: Abide) |
| EV : | Şek, tahayyür, ibham, istisnâ, şart, teb'iz için kullanılan harf-i atıf. "yahut, veya, meğer ki, bel, belki ister" gibi kelimelerle türkçeye terceme edilebilir. |