Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EVLA: Daha iyi, birincisi, başta gelmesi lâzım geleni.
EVLÂD: (Veled. C.) Veledler. Çocuklar.
EVLÂD-I VATAN: Vatan çocukları.
EVLÂD-I ZÜKUR: Erkek çocuklar.
EVLADİYET: Evlâda mahsus, evladlık, bünüvvet.
EVLADİYYE: Evlatlık, evlada mahsus.
Mc: Çok sağlam ve dayanıklı ev veya eşya.
EVLAD Ü IYAL: Çoluk çocuk. Evlâdlar ve karısı.
EVLAK: Delilik, cünun.
İçerisinde 'EVLA' geçenler
CELEVLA': Mekân ismi.
CEVLAN: Şam'da bir dağ.
EVLÂD: (Veled. C.) Veledler. Çocuklar.
EVLÂD-I VATAN: Vatan çocukları.
EVLÂD-I ZÜKUR: Erkek çocuklar.
EVLADİYET: Evlâda mahsus, evladlık, bünüvvet.
EVLADİYYE: Evlatlık, evlada mahsus. * Mc: Çok sağlam ve dayanıklı ev veya eşya.
EVLAD Ü IYAL: Çoluk çocuk. Evlâdlar ve karısı.
EVLAK: Delilik, cünun.
KESİR-ÜL EVLÂD: Çocukları çok olan. Evlâdı kesir olan.
KEVLAN: Kandıra adı verilen ot.
LEVLAKE: Eğer sen olmasaydın (meâlindedir).( $ beyanında "Bu hitab zâhiren Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'a müteveccih ise de, zımnen hayata ve zevilhayata râcidir." fıkrası, ta'dile muhtaçtır. Çünkü: Küllî hakikat-ı Muhammediye (A.S.M.) hem hayatın hayatı, hem kâinatın hayatı, hem ism-i âzamın tecelli-i âzamının mazharı ve bütün ziruhların nuru ve kâinatın çekirdek-i aslîsi ve gaye-i hilkati ve meyve-i ekmeli olmasından, o hitab, doğrudan doğruya ona bakar. Sonra hayata ve şuura ve ubudiyete onun hesabına nazar eder. R.N.)
MEVLA: Sahib. Rabb. * Efendi. Köleyi âzad eden. * Şanlı. Şerefli. Mâlik. * Mün'im-i Mutlak olan Cenab-ı Hak (C.C.). * Terbiye eden, mürebbi. * Yardımcı, muavenet eden. * Dost ve komşu. * Azâd olan.
MEVLÂ-YI KERİM: İkram sahibi olan Cenab-ı Hak (C.C.)
MEVLANA: "Efendimiz, mevlâmız" mânâsında olan bu kelime, hürmeten büyük kimselere söylenmiştir. Hazret mânâsında da kullanılır.
MEVLANA CAMİ: (Bak: Câmi)
MEVLANA HALİD: (Hi: 1192-1242) Yüzyıl evvelinin müceddidi olduğu milyonlarca irşad ettiği kimselerin şehadetiyle sabit olmuştur. Şam'da vefat etmiştir. Hz. Osman bin Affan (R.A.) soyundandır. İlim ve takvada ve her çeşit makbul vasıflarda, devrindeki en ileri âlimlerin ve velilerin fevkinde idi. Bütün ömrünü zühd ve verâ ile geçirdi. Çok âlim ve veli yetiştirdi. Nahivde, kelâmda, fıkıhda, tasavvufda kıymetli eserler verdi. O zamanda Hindistanda bulunan Kutub Abdullah Dehleviden ders almıştı.
MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ: Hi: 672 de Belh'de doğdu. Konya'ya geldi ve yerleşti. Mühim eseri Farsça ve manzum yazdığı Mesnevi'sidir. İkişer mısralı kafiyeli şekilde olduğundan bu isim verilmiştir. Mevlevi Tarikatının piri ve serefrâzıdır.
MUHLEVLAK: Düz kaypak nesne.
Nİ'ME-L MEVLA: Ne iyi sâhib ve mâlik, ne iyi Allah (C.C.)
SEVLA': (C.: Süvül) Karnı sarkık kadın. (Müz: Esvel)
SEVLA': Sürüye uymayıp otlakta dönüp duran hasta veya delirmiş koyun. (Müz: Esvel)
TEVLA': Eğrilik.
ZEVLAK: Taraf, cânib.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EVLÂD : (Veled. C.) Veledler. Çocuklar.
EVL : (Bak: Te'vil)
EV : Şek, tahayyür, ibham, istisnâ, şart, teb'iz için kullanılan harf-i atıf. "yahut, veya, meğer ki, bel, belki ister" gibi kelimelerle türkçeye terceme edilebilir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...