Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| EVRA: | f. Hisar, kal'a, kale. |
| EVRAD: | Virdler. (Bak: Vird) |
| EVRAK: | (Vakar C.) Sahifeler. Yapraklar. |
| EVRAK-I HAVÂDİS: | Cerideler, gazeteler. |
| EVRAK-I NAKDİYYE: | Kağıt paralar. |
| EVRAK: | (C: Vuruk) Sivri ve uzun dişli. Yüzü renkli güvercin. Siyahı beyazına galip olan at ve deve. (Müe: Vürka) |
| EVRAM: | (Verem. C.) Veremler, vücudda hasıl olan yumrular, şişler. |
| EVRAN: | Biçme, ölçü, mikyas, tahmin, keşif, biçim, endam, tenasüb. |
| İçerisinde 'EVRA' geçenler | |
| DEVRAK: | Şarap ölçeği. |
| DEVRAN: | Devir, felek, zaman, deveran, dünya. |
| DEVRANÎ: | Deverana âit ve müteallik. |
| EVRAD: | Virdler. (Bak: Vird) |
| EVRAK: | (Vakar C.) Sahifeler. Yapraklar. |
| EVRAK-I HAVÂDİS: | Cerideler, gazeteler. |
| EVRAK-I NAKDİYYE: | Kağıt paralar. |
| EVRAK: | (C: Vuruk) Sivri ve uzun dişli. * Yüzü renkli güvercin. * Siyahı beyazına galip olan at ve deve. (Müe: Vürka) |
| EVRAM: | (Verem. C.) Veremler, vücudda hasıl olan yumrular, şişler. |
| EVRAN: | Biçme, ölçü, mikyas, tahmin, keşif, biçim, endam, tenasüb. |
| HAZİNE-İ EVRAK: | Evrak hazinesi. Arşiv. |
| İNHİŞAŞ-I EVRAK: | Yaprakların hışırtısı. |
| ISFİRAR-I EVRAK: | Yaprakların sararması. |
| KUTB-U DEVRAN: | Halife ve bu sıfatı alan Osmanlı padişahı. |
| MANEVRA: | Fr. Bir makinenin, bir cihazın işleyişini düzenleme veya idare etme işi ve şekli. * Ask: Muharebede düşmanın savaş gücünü yok etmek maksadıyla eldeki askerî kuvvetlerin en te'sirli bir biçimde düzenlenmesini te'min eden bütün hareketler. * Barış zamanında kıt'alara ve kurmay hey'etlerine harptekilere benzer şartlar içinde eğitim sağlamak için yaptırılan hareket. |
| NEVRAH: | f. İlk olarak seyahata çıkan. Yeni yolcu. * Yeni yol. |
| TEVRAT: | Hz. Musâ Aleyhisselâm'a nâzil olan kitab-ı mukaddesin nâm-ı celili. (Hakiki Tevrat, Kur'an-ı Kerim ile barışıktır. Şimdiki ise, çok yerleri değiştirilmiş, tahrif edilmiştir. Bu kitabın aslından az bir şey kalmıştır. Aklı başında ve İslâmiyeti, Kur'an-ı Kerim'i tetkik eden Yahudiler de hidayeti seçmişler ve müslüman olmuşlardır.) |
| ZEVRA': | Bağdat. * Dicle nehri. * Eğri ve eğilmiş nesne. Yay. * Derin kuyu. * Uzak yer. |
| ZEVRAK: | Kayık, sandal. * Mekke'de yapılan ve içine zemzem koymaya mahsus olan kap, ibrik. |
| ZEVRAKÇE: | f. Ufak kayık. Ufak sandal. |
| ZEVRAKSÜVÂR: | f. Kayığa binen. Sandala binmiş olan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| EVRAD : | Virdler. (Bak: Vird) |
| EV : | Şek, tahayyür, ibham, istisnâ, şart, teb'iz için kullanılan harf-i atıf. "yahut, veya, meğer ki, bel, belki ister" gibi kelimelerle türkçeye terceme edilebilir. |