Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EVRE: f. Elbisenin dış yüzü.
EVRE: Ahmak kimse.
EVREK: f. Çocukların ağaca ip takmak suretiyle yaptıkları salıncak.
EVRENCEN: f. Kadın bileziği.
EVREND: f. Hile, aldatma, hud'a, oyun.
Nam, şan, şeref.
Serir, erike, taht.
EVRENG: f. Taht, evrend.
Şan, şeref, nâm.
Zinet, süs.
Akıl, irfan.
Ağaç kurdu.
Hoş hâllilik, hâlin hoşluğu.
Hile, desise, hud'a, aldatma, oyun.
Yakışıklılık.
EVRENG-NİŞİN: f. Tahtta oturan, hükümdar.
EVRENG-ZİB: f. Tahtı süsleyen. Hükümdar, padişah.
EVRENG-NİŞİN: f. Tahtta oturan, hükümdar.
İçerisinde 'EVRE' geçenler
BENEVRE: f. Temel, esas, asıl.
CEVREB: (C.: Cevârib, Cevâribe) Çorap.
CİHAN-NEVRED: f. Cihanı gezen, dünyayı dolaşan.
DEVRE: (C.: Devrât) Dönüş dönme, dönem. * Birkaç yıldan meydana gelen zaman süresi. * Elektrik devresi. Üzerinden elektrik akımı geçmekte olan bir iletken yolun tamamı.
EVREK: f. Çocukların ağaca ip takmak suretiyle yaptıkları salıncak.
EVRENCEN: f. Kadın bileziği.
EVREND: f. Hile, aldatma, hud'a, oyun. * Nam, şan, şeref. * Serir, erike, taht.
EVRENG: f. Taht, evrend. * Şan, şeref, nâm. * Zinet, süs. * Akıl, irfan. * Ağaç kurdu. * Hoş hâllilik, hâlin hoşluğu. * Hile, desise, hud'a, aldatma, oyun. * Yakışıklılık.
EVRENG-NİŞİN: f. Tahtta oturan, hükümdar.
EVRENG-ZİB: f. Tahtı süsleyen. Hükümdar, padişah.
EVRENG-NİŞİN: f. Tahtta oturan, hükümdar.
FEVREN: Birdenbire, sür'atle, çarçabuk.
FEVRES: Buğday, hınta.
HEVRE: Dövmek. * Çok fazla yemek.
NEVREC: (Nevâric) Kağnı.
NEVRED: f. Gezen, yol alan, dolaşan.
NEVRES: (Nevrese) f. Yeni yetişmiş, yeni yetişen, yeni biten. * Genç, taze.
NEVRES: Su kuşlarından mavi renkli bir kuştur; başının yarısı siyah yarısı beyaz olur; güvercin büyüklüğündedir. Su üstüne yakın uçar ve balık gördüğü gibi kapar.
NEVRESİD: f. Yeni yetişmiş, yeni yetişme.
NEVRESİDE: f. Yeni yetişmiş, yeni yetişme. * Tâze, genç.
NEVRESİDEGÂN: (Nev-reside. C.) Yeni olgunlaşmağa başlamış olanlar, yeni yetişmeler. Gençler, tazeler.
NEVRESM: f. Yeni çıkma. * Yeni moda.
NEVRESTE: (C.: Nevrestegân) f. Yeni yetişmiş, yeni bitmiş, yeni meydana gelmiş, yeni hâsıl olmuş.
SEVRET: Kızgınlık, hiddet, öfke. * Hücum. Dövüş. * Hükümdarın şiddet veya kudreti. * Tezlik.
TEVREB (TEVÂRİB): Toprak.
ZEVRE: Uzaklık. * Ziyaret etmek.
ZEVREKA: (C.: Zevrak-Zevârik) Ölçek. * Küçük gemi.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EVREK : f. Çocukların ağaca ip takmak suretiyle yaptıkları salıncak.
EVRA : f. Hisar, kal'a, kale.
EV : Şek, tahayyür, ibham, istisnâ, şart, teb'iz için kullanılan harf-i atıf. "yahut, veya, meğer ki, bel, belki ister" gibi kelimelerle türkçeye terceme edilebilir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...