Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| EYBE: | Rücu' etmek. Gurub etmek, batmak. |
| İçerisinde 'EYBE' geçenler | |
| HEYBE: | Eşya koymaya mahsus iki taraflı küçük torba. |
| HEYBET: | Hürmetle beraber koruk hissini veren hal. Sakınıp korkulacak hal. Azamet. |
| KUSEYBE: | Bronşcuk. |
| USEYBE: | (C.: Useybât) Yaprağı bir takım kısımlara ayıran liflerden herbiri. Damar. |
| ZEYBEK: | Hafif silâhlarla donanmış ve asâyişi muhafazaya memur olan eski bir sınıf asker. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| EY : | (Arabçada) "Bak, dinle, dikkat et, yahut, demektir ki" mânalarına gelir. Bir ibareyi tefsir için kulanılır. Türkçede: Yakın nidâ içindir. |