| Kelime | Anlam |
|---|
| EZAN: | Namaza dâvet ve vahdaniyet-i İlâhiyyeyi ve hakaik-ı İslâmiyyeyi âleme, kâinata ilân etmek için minare ve emsali mahallerde edilen nidâ. Kamet getirmek. Bildirmek.(Ezan, Müslümanlığın mühim bir şiârıdır. Ezan esnasında konuşmamak, hattâ Kur'an okumayı bırakıp dinlemek efdaldir. B.İ.İ.) (Bak: Taabbüdî) |
| EZANÎ: | Ezan ile alâkalı. |
| EZANÎ SAAT: | Ezanın kendine göre ayarlandığı saat. Her hangi bir yerde güneşin tam gurub ettiği andan, sonraki gün aynı vakte kadar, 24 saat olmak üzere ayarlanmış saat. |
| İçerisinde 'EZAN' geçenler |
|---|
| BEZANE: | f. Esici. Esen rüzgâr. |
| EZANÎ: | Ezan ile alâkalı. |
| EZANÎ SAAT: | Ezanın kendine göre ayarlandığı saat. Her hangi bir yerde güneşin tam gurub ettiği andan, sonraki gün aynı vakte kadar, 24 saat olmak üzere ayarlanmış saat. |
| FEYEZAN: | f. Suyun çok olup taşması, çoşması. * Bolluk, fazlalık, feyiz. |
| HAVFEZAN: | Tarhun otu. |
| İÇ EZAN: | t. Cuma günleri hatib minberde iken müezzin tarafından mahfilde okunan ezan. Diğer namazlarda yalnız minarede ezan okunurken, cuma günleri öğle vaktinde hem minarede, hem de caminin içinde müezzin mahfilinde ezan okunur. İkinci ezan caminin içinde okunduğu için buna "iç ezan" denilir. |
| İŞARAT-ÜL İ'CAZ Fİ MEZAN-İL ÎCAZ: | Îcaz zannolunan yerlerdeki i'caza işaretler. * Risale-i Nur Külliyatından bir kitap ismidir. |
| İŞARAT-ÜL İ'CAZ Fİ MEZAN-İL ÎCAZ: | Îcaz zannolunan yerlerdeki i'caza işaretler. * Risale-i Nur Külliyatından bir kitap ismidir. |
| KEZAN: | Küfeki taşı. |
| MEZAN: | Zannolunan yerler veya şeyler. Zan ve şübhe verecek şeyler. |
| MEZAN-ÜL ÎCAZ: | İcaz zannedilen yerler. |
| NEFEZAN: | Sıçramak. |
| REZAN: | Ağır, ciddi, vakarlı, ağırbaşlı ve temkinli kimse. |
| REZANET: | Ağırbaşlılık, vakarlılık, temkinlilik, ciddilik. |
| VEZAN: | f. "Olmak" yardımcı fiiliyle birlikte kullanılır ve "esen, esici" anlamlarına gelir. |
| VEZANET: | Fikir ve görüş isabeti. * Ölçülü olma. |
| VEZANET-İ EFKÂR: | Düşüncelerin isabeti. |
| VEZANÎ: | f. Esinti zamanı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| EZANÎ : | Ezan ile alâkalı. |
| EZA : | Ticarette kaybetme, zarar etme. * Kibir ve gururunu bıraktırma. * Sıkıntı, eziyet, zulüm, cevr, sitem, renc, incinmek. İnsanın kerih görüp mahzun olduğu şey. * Hayır ve sadaka yoluyla mal vermede gururlanmak. Tetavül etmek. |
| EZ : | f. ...den, ...den. |