Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
EZL: Güçlük.
Darlık.
Hapsetmek.
EZLAÎ: Uzunca ve iri olan şey.
EZLAK: Aleyhte söz söyleyen adam.
Keskin olan şey.
EZLAM: (Zelm. C.) Oklar. Kumar okları.
EZLEF: (C: Zelef) Burnunun ucu uzun ve ince olan.
EZLEM: (Bak: Azlem)
EZLEM: Boğazı altında sarkık uzun kılları olan keçi.
İçerisinde 'EZL' geçenler
BEZL: Bol. Bol bol verme. Esirgemeden vermek.
BEZL-İ CAN: Canını esirgemeden vermek.
BEZL-İ CEHD: Gücü yettiği kadar çalışma.
BEZL-İ NÜKUD: Parayı bol verme, para dökme.
BEZLA': Kavi, sağlam, muhkem. * İyi fikir.
BEZLE: f. Lâtife, hoşa giden kibar ve nâzik söz. Şaka tarzında söylenen söz. * Ahenk ile okunan şiir.
BEZLE-BÂZ: f. Şakacı, lâtifeci.
CEZL: Kalın odun. Tomruk. * Sağlam. Metin. * Güzel ve muhkem fikir. * Rekik olmayıp doğru ve dürüst olan söz veya kelime. * Kâmil, dirayet sahibi, akıllı ve olgun adam.
CEZLAN: Saadetli, mutlu, sevinçli.
EZLAÎ: Uzunca ve iri olan şey.
EZLAK: Aleyhte söz söyleyen adam. * Keskin olan şey.
EZLAM: (Zelm. C.) Oklar. Kumar okları.
EZLEF: (C: Zelef) Burnunun ucu uzun ve ince olan.
EZLEM: (Bak: Azlem)
EZLEM: Boğazı altında sarkık uzun kılları olan keçi.
FEZLEKE: Hülâsa. Netice. Öz. İcmâl. * Hesap listesinde netice.(S - Gerek Kur'an-ı Kerim olsun, gerek tefsiri olan Hadis-i Şerif olsun; her fenden, her ilimden birer fezleke almışlardır. Bir kitab veya bir şahsın yalnız fezlekeleri ihata etmekle harika olması lâzım gelmez. Bir şahıs, pek çok fezlekeleri ihata edebilir?C - Bahsettiğimiz fezleke, sellemehüsselâm fezlekeler değildir. Ancak, hüsn-ü isabetle münasib bir mevkide ve münbit bir yerde, işitilmemiş çok işaretleri tazammun etmekle istimal ve zer' edilen fezlekelerdir. Kur'an veya Hadisin aldıkları fezlekeler, bu kabil fezlekelerdir. Bu kabil fezlekeler tam bir meleke ve ıttıladan sonra hâsıl olabilir ki, herbir fezleke, me'hazı olan fen veya ilmin hükmünde olur. Bu ise, bir şahısda olamaz. İ.İ.)
HEZL: Ciddi olmayan söz. Saçma, uydurma, yalan konuşmak. * Edb: Meşhur bir manzumeye lâtife tarzından nazım yapmak. Bu tarzda yapılan nazım.
HEZLÂMİZ: Şaka ile karışık söz. Mizahlı kelâm.
HEZL-GÛ: Şakacı. Lâtifeci, mizahlı söz söyleyen.
HEZLİYÂT: (Hezl. C.) Mizah ve şakayla ilgili söz veya şiirler.
LEZLAZ: Kurt. (Canavar)
MEZL: Muztarib olmak, acı ve ıztırab çekmek.
MEZLAKA: Ayak kayacak yer. Kaypak yer. * Mc: Yanlışlığa düşmeye sebeb olan hal.
NEZLE: (C.: Nevâzil) Burnun akmasını mucib olan hastalık. * Vücudun herhangi bir organından cerahat veya başka bir maddenin akması.
SEZA-YI TEZLİL: Tahkir edilip alçak görülmeğe lâyık olan.
TEZLİK: (C.: Tezlikât) Sürçtürme, kaydırma. * Başın saçını yolmak.
TEZLİK: Keskin yapmak. * Dayandırmak.
TEZLİL: Birisini tahkir etme, aşağılatma. Zelil ve hakir bulma.
TEZLİM: Beraber etmek. * Yumuşatmak. * Değirmen döndürmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
EZLAÎ : Uzunca ve iri olan şey.
EZ : f. ...den, ...den.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...