| Kelime | Anlam |
|---|
| FÂİL: | İşi yapan. Fiili işleyen. Gr: Masdarın mânasını meydana getirene denir. |
| FÂİL-İ HAKİKÎ: | Bir işte hakiki te'sir sahibi. Onu hakkı ile yapan (Allah C.C.) |
| FÂİL-İ HAYR: | Hayır işleyen, hayır sahibi. |
| FÂİL-İ MUHTAR: | Re'yinde müstakil olan. İstediğini yapmakta serbest olan (Cenab-ı Hak). |
| FÂİL-İ MÜBAŞİR: | Huk: Bir şeyi bizzat yapan kimse. |
| FÂİL-İ MÜŞTEREK: | Huk: İşlenmiş olan bir suçta parmağı olan. Suç ortağı. |
| FÂİLİYYET: | İşleyicilik. Müessir olmak. Fâile mensub ve müteallik oluş. |
| FÂİL-İ MÜBAŞİR: | Huk: Bir şeyi bizzat yapan kimse. |
| İçerisinde 'FÂİL' geçenler |
|---|
| ESSEBEBÜ KELFAİL: | (Essebebü ke-l fâil) Bir işe sebeb olan, o şeyi yapan fâil gibidir (mealinde). (Hizmet-i Kur'âniye ve imâniyenin yapılmasına sebeb olanlar, bu mukaddes hizmeti yapmış gibi mes'ud ve me'cur olurlar, hayırlara, ecir ve sevablara nâil olmak nimet-i uzmasına erişirler.) |
| FÂİL-İ HAKİKÎ: | Bir işte hakiki te'sir sahibi. Onu hakkı ile yapan (Allah C.C.) |
| FÂİL-İ HAYR: | Hayır işleyen, hayır sahibi. |
| FÂİL-İ MUHTAR: | Re'yinde müstakil olan. İstediğini yapmakta serbest olan (Cenab-ı Hak). |
| FÂİL-İ MÜBAŞİR: | Huk: Bir şeyi bizzat yapan kimse. |
| FÂİL-İ MÜŞTEREK: | Huk: İşlenmiş olan bir suçta parmağı olan. Suç ortağı. |
| FÂİLİYYET: | İşleyicilik. Müessir olmak. Fâile mensub ve müteallik oluş. |
| FÂİL-İ MÜBAŞİR: | Huk: Bir şeyi bizzat yapan kimse. |
| İSM-İ FÂİL: | Gr: Kendisinden fiil, iş çıkan kimsenin sıfatı. Fâil, hâdim, kâtib gibi. |
| MEFAİL: | (Mef'ul. C.) İşlenmiş ve yapılmış işler. |
| MÜBALAĞALI İSM-İ FÂİL: | Gr: ( : fa'âl) ve ( : faul) gibi bazı kalıplara giren kelimelere denir. Bu vezinden gelen kelimeler "mübalağa" ifade ederler. "En, pek, çok" mânasına gelirler. |
| MÜNFAİL(E): | İnfiâl eden. Te'sir ile harekete geçen. * Muztarib, kederli ve muğber olan. Bir şeyden canı sıkılan. Alınmış, gücenmiş. (Bak: İnfiâl) |
| MÜNFAİLEN: | Gücenerek, darılarak, münfail olarak. |
| MÜNFAİLANE: | f. Gücenmiş ve darılmış olarak. Münfail bir tarzda. |
| NAİB-İ FÂİL: | Meçhul fiilin mevzuu olan kelime ki, harekesi merfu olur. (Küsirel kalemü: "Kalem kırıldı" cümlesinde " kalem", "Naib-i fâil" olmuş ve fâilin yerine geçmiştir.) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| FÂİL-İ HAKİKÎ : | Bir işte hakiki te'sir sahibi. Onu hakkı ile yapan (Allah C.C.) |
| FÂİDE : | (C.: Fevaid) Kazanç, kâr, nef', menfaat. İstifadeye sebeb. Yararlılık, işe yarama. |
| FA : | Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir. |