Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
FÂİL: İşi yapan. Fiili işleyen.
Gr: Masdarın mânasını meydana getirene denir.
FÂİL-İ HAKİKÎ: Bir işte hakiki te'sir sahibi. Onu hakkı ile yapan (Allah C.C.)
FÂİL-İ HAYR: Hayır işleyen, hayır sahibi.
FÂİL-İ MUHTAR: Re'yinde müstakil olan. İstediğini yapmakta serbest olan (Cenab-ı Hak).
FÂİL-İ MÜBAŞİR: Huk: Bir şeyi bizzat yapan kimse.
FÂİL-İ MÜŞTEREK: Huk: İşlenmiş olan bir suçta parmağı olan. Suç ortağı.
FÂİLİYYET: İşleyicilik. Müessir olmak. Fâile mensub ve müteallik oluş.
FÂİL-İ MÜBAŞİR: Huk: Bir şeyi bizzat yapan kimse.
İçerisinde 'FÂİL' geçenler
ESSEBEBÜ KELFAİL: (Essebebü ke-l fâil) Bir işe sebeb olan, o şeyi yapan fâil gibidir (mealinde). (Hizmet-i Kur'âniye ve imâniyenin yapılmasına sebeb olanlar, bu mukaddes hizmeti yapmış gibi mes'ud ve me'cur olurlar, hayırlara, ecir ve sevablara nâil olmak nimet-i uzmasına erişirler.)
FÂİL-İ HAKİKÎ: Bir işte hakiki te'sir sahibi. Onu hakkı ile yapan (Allah C.C.)
FÂİL-İ HAYR: Hayır işleyen, hayır sahibi.
FÂİL-İ MUHTAR: Re'yinde müstakil olan. İstediğini yapmakta serbest olan (Cenab-ı Hak).
FÂİL-İ MÜBAŞİR: Huk: Bir şeyi bizzat yapan kimse.
FÂİL-İ MÜŞTEREK: Huk: İşlenmiş olan bir suçta parmağı olan. Suç ortağı.
FÂİLİYYET: İşleyicilik. Müessir olmak. Fâile mensub ve müteallik oluş.
FÂİL-İ MÜBAŞİR: Huk: Bir şeyi bizzat yapan kimse.
İSM-İ FÂİL: Gr: Kendisinden fiil, iş çıkan kimsenin sıfatı. Fâil, hâdim, kâtib gibi.
MEFAİL: (Mef'ul. C.) İşlenmiş ve yapılmış işler.
MÜBALAĞALI İSM-İ FÂİL: Gr: ( : fa'âl) ve ( : faul) gibi bazı kalıplara giren kelimelere denir. Bu vezinden gelen kelimeler "mübalağa" ifade ederler. "En, pek, çok" mânasına gelirler.
MÜNFAİL(E): İnfiâl eden. Te'sir ile harekete geçen. * Muztarib, kederli ve muğber olan. Bir şeyden canı sıkılan. Alınmış, gücenmiş. (Bak: İnfiâl)
MÜNFAİLEN: Gücenerek, darılarak, münfail olarak.
MÜNFAİLANE: f. Gücenmiş ve darılmış olarak. Münfail bir tarzda.
NAİB-İ FÂİL: Meçhul fiilin mevzuu olan kelime ki, harekesi merfu olur. (Küsirel kalemü: "Kalem kırıldı" cümlesinde " kalem", "Naib-i fâil" olmuş ve fâilin yerine geçmiştir.)
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
FÂİL-İ HAKİKÎ : Bir işte hakiki te'sir sahibi. Onu hakkı ile yapan (Allah C.C.)
FÂİDE : (C.: Fevaid) Kazanç, kâr, nef', menfaat. İstifadeye sebeb. Yararlılık, işe yarama.
FA : Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...