Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FÂRIK: | (Fârıka) Tefrik eden, farkeden, ayıran. Ayrılmasına, farkolunmasına sebeb olan alâmet. |
| FÂRIKAT: | Farkedenler, ayıranlar, farkediciler. |
| İçerisinde 'FÂRIK' geçenler | |
| ALÂMET-İ FÂRİKA: | Ayırıcı işaret. Damga. |
| HASSA-İ FARİKA: | Ayırıcı özellik. Vasf-ı fârık. Bir şeyi diğerinden ayıran hususiyet. |
| MEFARİK: | (Mefrak ve Mefrik. C.) Başın tepe kısımları. Başta saçın ikiye ayrıldığı noktalar. |
| MÜTEFARİK: | Ayrı ayrı. Bir birinden farklı olan. |
| TEFARİK: | Müteferrik olanlar. Tefrikalar. Ayırma ve seçmeler. * Taksitler. Ufak tefek şeyler. Ayrıca şeyler. * Küçük hediyelik eşya. |
| TEFARİK-UL ASÂ: | Bir atasözüdür. Bu darb-ı mesel hakkında meşhur Kamus Tercümesi'nde hülâsaten şu mâlumat var: "Arab'dan fakir bir kadının zaif ve gayet huysuz bir oğlu varmış. Yaptığı müteaddit kavgalarda meselâ bir defasında burnunu, bir defasında kulağını, bir defasında dudaklarını kesmişler. Her bir defasında da annesi çocuğunun kesilen azalarına bedelen diyet alarak zenginleşti. Bu sebeple oğluna: "Sen tefarik-ul-asâdan daha faydalısın." Zira o, asâ ki, bir cins ağaç olup, parçalandıkça her bir parçasından yine faydalı şeyler yapılırdı. Onun gibi oğlunun da vücud parçaları daha faydalı oldu. Yani, bir (şey) olmakla beraber, muhtelif fayda cihetleri bulunan şeyler için mecazen bu tabir kullanılır. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FARİ' : | Yüce nesne. |
| FAR : | Fr. Otomobil, kamyon gibi nakil vasıtalarının önündeki kuvvetli lâmbalar. |
| FA : | Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir. |