| Kelime | Anlam |
|---|
| FİKR: | (Fikir) Akıl. Re'y, istek, düşünce. |
| FİKR-İ ÂMİYANE: | Bayağı fikir, alelâde düşünce. |
| FİKR-İ FÂSİD: | Bozuk fikir, fâsid fikir. |
| FİKR-İ İNFİRADÎ: | Tek başına olmak fikri, istişâresiz iş yapmak. Bir şeyi sâde kendine mal etmek fikri, hodgâmlık. (Bak: Himmet) |
| FİKR-İ MUZMER: | Gizli kalmış ve dışarı vurulmamış fikir. |
| FİKR-İ TA'KİB: | Sona erdirme, peşini bırakmama. |
| FİKR-İ VATAN: | Vatan düşüncesi, vatan fikri. |
| FİKREN: | Zihnen, fikir ile, düşünerek. |
| FİKRET: | Düşünme, tefekkür, teemmül, fikir, Düşünülen şey. |
| FİKRET-İ BEYZA: | Münevver fikir. Parlak fikir. |
| FİKRÎ: | (Fikriye) Fikir cinsinden, fikirle alâkalı. Fikre âit ve müteallik. |
| FİKRİYYAT: | Fikir ve düşünce ile olan işler. |
| İçerisinde 'FİKR' geçenler |
|---|
| FİKR-İ ÂMİYANE: | Bayağı fikir, alelâde düşünce. |
| FİKR-İ FÂSİD: | Bozuk fikir, fâsid fikir. |
| FİKR-İ İNFİRADÎ: | Tek başına olmak fikri, istişâresiz iş yapmak. Bir şeyi sâde kendine mal etmek fikri, hodgâmlık. (Bak: Himmet) |
| FİKR-İ MUZMER: | Gizli kalmış ve dışarı vurulmamış fikir. |
| FİKR-İ TA'KİB: | Sona erdirme, peşini bırakmama. |
| FİKR-İ VATAN: | Vatan düşüncesi, vatan fikri. |
| FİKREN: | Zihnen, fikir ile, düşünerek. |
| FİKRET: | Düşünme, tefekkür, teemmül, fikir, Düşünülen şey. |
| FİKRET-İ BEYZA: | Münevver fikir. Parlak fikir. |
| FİKRÎ: | (Fikriye) Fikir cinsinden, fikirle alâkalı. Fikre âit ve müteallik. |
| FİKRİYYAT: | Fikir ve düşünce ile olan işler. |
| HEM-FİKR: | f. Aynı düşüncede ve aynı fikirde olan. Kafadar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| FİKR-İ ÂMİYANE : | Bayağı fikir, alelâde düşünce. |
| FÎKA : | (C Efavık-Efvak) İki defa sütü sağmak arasında biriken süt. |
| FÎ : | Arabçada harf-i cerrdir. Mekâna ve zamana âidiyyeti bildirir. Ta'lil için, isti'lâ için ve yine harf-i cerr olan "bâ, ilâ, min, maa" harflerinin yerine kullanılır. Geçen mef'ul ile gelecek fasıl arasında geçer. Te'kid mânası da vardı. (L.R.)Başka bir ifade ile kısaca (fî) : "İçinde, içine, hakkında, hususunda, üzere, dâir, mütedair, beherine ve herbirine" mânalarına gelir. Kelimenin başına yazılır ve o kelimeyi "i" diye okuttuğu için ona harf-i cerr denir. Farsçada "Der", "Fî" yerinde kullanılır. |