Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FİRUZE-RİVAK: | Gökyüzü, sema. |
| İçerisinde 'FİRUZE-RİVAK' geçenler | |
| İçerisinde 'FİRUZE-RİVAK' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FİRUZE-FAM : | Açık mavi renkli, gök renkli. |
| FİRUZE : | Nişabur'da çıkan açık mavi renkli ve kıymetli bir taş. |
| FİRUZ : | Said, hurrem, saadetli, uğurlu, muzaffer, mansur. |
| FİRUDEST : | f. Birkaç hânendenin hep bir ağızdan usûlüne uygun olarak söyledikleri nağme. |
| FİRAD : | (Ferd. C.) Fertler, kişiler. |
| FÎ : | Arabçada harf-i cerrdir. Mekâna ve zamana âidiyyeti bildirir. Ta'lil için, isti'lâ için ve yine harf-i cerr olan "bâ, ilâ, min, maa" harflerinin yerine kullanılır. Geçen mef'ul ile gelecek fasıl arasında geçer. Te'kid mânası da vardı. (L.R.)Başka bir ifade ile kısaca (fî) : "İçinde, içine, hakkında, hususunda, üzere, dâir, mütedair, beherine ve herbirine" mânalarına gelir. Kelimenin başına yazılır ve o kelimeyi "i" diye okuttuğu için ona harf-i cerr denir. Farsçada "Der", "Fî" yerinde kullanılır. |