Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FAHİR: | (Fâhire) İftihar eden. Kendi amelini ve kendini beğenen. Övünen. Şa'şaalı. Ağır. Parlak. Şanlı. Büyük ve iyi nesne. Koruğu büyük çekirdeksiz hurma. Memeleri büyük deve. |
| İçerisinde 'FAHİR' geçenler | |
| HİL'AT-İ FÂHİRE: | Çok kıymetli ve değerli olan kaftan. |
| HULEL-İ FÂHİRE: | Kıymetli, şaşaalı, parlak elbiseler. |
| KUFAHİR (KUFÂHİRÎ): | Büyük ve iri cüsseli kimse. |
| MEFAHİR: | İftihar edilecek, övünülecek şeyler. Mefharetler. |
| MÜFAHİR: | (Fahr. den) Övünen, fahreden. |
| MÜTEFAHİR: | (Fahr. dan) Tefahür eden, övünen. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FAHİM : | Akıllı. Anlayışlı. |
| FAHAMET : | (Fehâmet) Büyüklük. Kadr ü şânı yüksek. (Eskiden büyük zatlara veya sadrazamlara karşı kullanılan hitab şekli idi. Fehametli Sultânım... gibi) |
| FA : | Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir. |