Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FAHRÎ: | Karşılıksız olarak. Parasız olarak. İftiharla. Övünerek. |
| FAHRİYE: | Bir kimsenin kendini medih için söylediği söz veya şiir. Fahre mensub ve müteallik olan. |
| FAHRİYYEN: | Gönülden isteyerek. Karşılıksız olarak.FAHRUL İSLAM $ (Pezdevî): Mavera-ün Nehir'deki Hanefî fukahasının meşhurlarındandır. Hicri 482 tarihinde Semerkant'ta vefat etmiştir. |
| İçerisinde 'FAHRÎ' geçenler | |
| FAHRİYE: | Bir kimsenin kendini medih için söylediği söz veya şiir. Fahre mensub ve müteallik olan. |
| FAHRİYYEN: | Gönülden isteyerek. Karşılıksız olarak.FAHRUL İSLAM $ (Pezdevî): Mavera-ün Nehir'deki Hanefî fukahasının meşhurlarındandır. Hicri 482 tarihinde Semerkant'ta vefat etmiştir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FAHRİYE : | Bir kimsenin kendini medih için söylediği söz veya şiir. Fahre mensub ve müteallik olan. |
| FAHR : | Övünme. Yaptığını sayarak övünme. Övülmeye sebeb olacak kimse. Fazilet. Büyüklük. Şeref. |
| FAHAMET : | (Fehâmet) Büyüklük. Kadr ü şânı yüksek. (Eskiden büyük zatlara veya sadrazamlara karşı kullanılan hitab şekli idi. Fehametli Sultânım... gibi) |
| FA : | Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir. |