| Kelime | Anlam |
|---|
| FANİ: | Muvakkat, kaybolan, gelip geçici, devamlı olmayan, misâfir. (İnsan hangi bir şeye teveccüh ederse, onunla bağlanır ve onda fâni olur. İ.İ.)(Ey insanlar! Fâni, kısa, fâidesiz ömrünüzü; bâki, uzun, fâideli, meyvedâr yapmak ister misiniz? Madem istemek, insaniyetin iktizasıdır. Bâki-i Hakiki'nin yoluna sarfediniz. Çünkü: Bâkiye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur. Madem, her insan gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür ister, bekaya âşıktır ve mâdem bu fâni ömrü baki ömre tebdil eden bir çare var ve mânen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür. Elbette insaniyeti sukut etmemiş bir insan o çareyi arayacak ve o imkânı bilfiile çevirmeğe çalışacak ve tevfik-i hareket edecek. İşte o çâre budur: "Allah için işleyiniz. Allah için görüşünüz. Allah için çalışınız. Lillâh, Livechillâh Lieclillâh rızâsı dâiresinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları seneler hükmüne geçer. L.) |
| FANİD: | Bayat şeker. |
| FANİYYET: | Fânilik, ölümlülük. |
| İçerisinde 'FANİ' geçenler |
|---|
| ÂLEM-İ FÂNİ: | Gelip geçici âlem, dünya. |
| DEHR-İ FÂNİ: | Fâni dünya, geçici dünya. |
| EFANİN: | (Üfnûn. C.) Değişiklikler. * İşler, şartlar, hâller. * Sarmaşık gibi birbirine sarılmış sık ağaç dalları. |
| FANİD: | Bayat şeker. |
| FANİYYET: | Fânilik, ölümlülük. |
| LEVS-İ FÂNİ: | Gelip geçici murdarlık, pislik. Dünyanın fâni, faydasız eğlenceleri. |
| PİR-İ FANÎ: | Pek yaşlı, zayıf adam. Dünyayı terketmiş ihtiyar. |
| TEFANİ: | Birbirinde fâni olmak. Arkadaşının iyi ahlâkıyla sevinmek. Arkadaşının, kardeşinin meziyyet ve hissiyatı ile fikren yaşamak. |
| ZÂİLÂT-I FÂNİYE: | Gelip geçici olanlar, bir hâlde durmayıp gidenler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| FANİD : | Bayat şeker. |
| FANATİK : | Fr. Bir dinin veya mezhebin çok aşırı taraftarı olan. |
| FA : | Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir. |