Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FARZ-I MUHAL: | Olması imkânsız olup, var gibi kabul edilen. Olmayacak şeyi, olmuş gibi düşünmek. |
| İçerisinde 'FARZ-I MUHAL' geçenler | |
| İçerisinde 'FARZ-I MUHAL' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FARZ-I AYN : | Herkesin yapmaya mecbur olduğu farz. Namaz kılmak, yalan söylememek, imân etmek, oruç tutmak gibi. |
| FARZ : | Bir kimseyi bir vazifeye tayin etmek veya maaş bağlamak. Bir kimsenin kendi nefsine âid iken başkasına hibe ettiği muayyen bir şey. (Bunun zıddı "karz"dır.) * Takdir veya beyan eylemek. * Bir şeyi delmek, gedik açmak. * Bir dâvaya mevzu ve rükün kılınan husus. * Addetmek, saymak, tutmak. * Fık: Din hususunda icrası vâcib, terki mâsiyet olan Hükm-ü İlâhî. Kur'an-ı Kerim veya Hadis-i Şerifle sâbit olan Cenab-ı Hakk'ın kat'i emri: Şirk koşmamak, iman etmek, namaz kılmak, yalan söylememek gibi... |
| FAR : | Fr. Otomobil, kamyon gibi nakil vasıtalarının önündeki kuvvetli lâmbalar. |
| FA : | Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir. |