Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FASL: | (Fasıl) İki şey arasındaki ek yeri. Mafsal. Hak söz. Hak ile bâtılın arasını fark ve temyiz ile olan hüküm ve kaza. (Buna "Faysal" da denir) Halletmek. Ayrılma. Çözme. Bölüm. Mevsim. Aynı makamda çalınan şarkı. Çocuğu memeden kesmek. Birini zemmetmek. Gıybet. |
| FASL-I BAHAR: | İlkbahar. |
| FASL-I GÜL: | Gül mevsimi, ilkbahar. |
| FASL-I HARİF: | Güz mevsimi. |
| FASL-I HAZÂN: | Sonbahar, güz. |
| FASL-I HİTÂB: | İki söz arasını ayıran kelime veya isimlerden biri. Önsözden sonra asıl maksada giriş. Fık: Şahitlerin gösterdiği delil veya yeminlerinden sonra hâkimin hükmetmesi. Hakkı bâtıldan ayırarak, nizaı ayırt edip kesmek ve halletmek. Herşeyi kemal-i vüzuh ile fasledip hakikatını göstermek. |
| FASL-I ŞİTÂ: | Kış mevsimi. |
| FASL-I ZAMANIN SAHİFE-İ SELÂSESİ: | Geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman. Asr-ı saadetten evvelki devir, Asr-ı saadet ve ondan sonraki zamanlar. |
| FASL-I ZAMANIN SAHİFE-İ SELÂSE: | Geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman. Asr-ı saadetten evvelki devir, Asr-ı saadet ve ondan sonraki zamanlar. |
| İçerisinde 'FASL' geçenler | |
| FASL-I BAHAR: | İlkbahar. |
| FASL-I GÜL: | Gül mevsimi, ilkbahar. |
| FASL-I HARİF: | Güz mevsimi. |
| FASL-I HAZÂN: | Sonbahar, güz. |
| FASL-I HİTÂB: | İki söz arasını ayıran kelime veya isimlerden biri. Önsözden sonra asıl maksada giriş. * Fık: Şahitlerin gösterdiği delil veya yeminlerinden sonra hâkimin hükmetmesi. * Hakkı bâtıldan ayırarak, nizaı ayırt edip kesmek ve halletmek. Herşeyi kemal-i vüzuh ile fasledip hakikatını göstermek. |
| FASL-I ŞİTÂ: | Kış mevsimi. |
| FASL-I ZAMANIN SAHİFE-İ SELÂSESİ: | Geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman. * Asr-ı saadetten evvelki devir, Asr-ı saadet ve ondan sonraki zamanlar. |
| FASL-I ZAMANIN SAHİFE-İ SELÂSE: | Geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman. * Asr-ı saadetten evvelki devir, Asr-ı saadet ve ondan sonraki zamanlar. |
| HALL Ü FASL: | Çözme ve ayırma. Açıklayarak bitirme. Bir mes'eleyi müsbet bir neticeye bağlama. |
| YEVM-İ FASL: | İnsanların kısım kısım ayrıldığı ve davalarının halledildiği kıyamet günü. Bundan başka kıyamet gününe aşağıdaki isimler de verilir: Yevm-ül cem', yevm-ül cevab, yevm-ül cezâ, yevm-üd din, yevm-ül ahd, yevm-ül feza-ul ekber, yevm-ül haşr, yevm-ül hisâb, yevm-ül ivaz, yevm-ül karar, yevm-ül karia, yevm-ül kıyam, yevm-ül kıyame, yevm-ül mev'ud, yevm-ül miâd, yevm-ül misak, yevm-ül mizan, yevm-ül va'd, yevm-ül vâkıa, yevm-üs suâl, yevm-ül arz. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FASL-I BAHAR : | İlkbahar. |
| FAS' : | Hurmanın kabuğunu soymak. |
| FA : | Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir. |