Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FASS: | Yüzük taşı. Kemiğin oynak yeri. Meyve içi. Lüb. Kitabın bend ve mebhası. Mektup ve emsâlinin mühürünü açmak. Mc: Gözbebeği. |
| FASSAD: | (Fasd. dan) Kan alıcı, kan alan. Cerrah. |
| FASSAL: | Dedikoducu. Herkesin kusurunu sayıp döken. İnsanları medh ü sena eden kimse. |
| FASSAS: | Yüzük taşı yapan kimse. |
| İçerisinde 'FASS' geçenler | |
| EVSÂT-I MUFASSAL: | Kur'ân-ı Kerimin 86. suresi olan Tarık Suresinden 98. sure olan Beyyine Suresinin sonuna kadar olan surelerdir. |
| FASSAD: | (Fasd. dan) Kan alıcı, kan alan. * Cerrah. |
| FASSAL: | Dedikoducu. Herkesin kusurunu sayıp döken. * İnsanları medh ü sena eden kimse. |
| FASSAS: | Yüzük taşı yapan kimse. |
| KISAR-I MUFASSAL: | Kur'an-ı Kerim'de 99. sure olan Zilzal suresinden 114. olan Nas suresine kadar olan surelerdir. |
| MAHLUL-U MUFASSAL: | Tapu usulüne ait bir tâbir olup, köyler ve mezarlar tımarıydı. Berat ile verilirdi. |
| MUFASSAL: | Tafsilli, tafsilâtlı, izahlı. Geniş mâlumatlı, kısımlara ayrılıp anlatılmış. |
| MUFASSALAN: | Geniş, izahlı olarak. Tafsilâtlıca. Kısımlara ayrılıp anlatılmış olan. |
| MUFASSIL: | Kısımlara ayrılan, fasıl fasıl ayıran, adalet eden. |
| MÜTEFASSIM: | Sütten kesilen. * Kırılan, darılan, üzülen. |
| TAFASSİ: | Halâs olmak, kurtulmak. |
| TEFASSUM: | Kırılma. Kesilme. |
| TIVAL-I MUFASSAL: | Kur'an-ı Kerim'de 49'uncudan 85'inciye kadar olan sureler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FASSAD : | (Fasd. dan) Kan alıcı, kan alan. * Cerrah. |
| FAS' : | Hurmanın kabuğunu soymak. |
| FA : | Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir. |