Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
FAY: Fr. Arazide meydana gelen ve bir tarafı yüksek, bir tarafı alçak olan büyük yarık.
FAYIK: Yüce, âli.
FAYİH: Kendiliğinden dağılan güzel koku.
FAYİHA: (C.: Fevâyıh) Meyve ve çiçek kokusu.
Güzel kokulu nesne.
FAYSAL: Karar. Hüküm. Fasıl. Hall. (Bak: Fasl)
İçerisinde 'FAY' geçenler
ADEM-İ KİFÂYET: Kifâyet etmeme, kâfi gelmeme, yetmezlik.
ALE-L-KİFAYE: Yetecek kadar, kâfi gelir derecede, yeter derecede.
BESFAYİC: Bir ot kökü ki, içinde fıstığa benzer bir yemişi olur.
EFAYİK: (Efike. C.) Uydurma, düzme, asılsız, yalan sözler. İftiralar.
FARZ-I KİFAYE: Bir kısım müslümanların yapması ile diğerlerinin günahtan kurtuldukları farz. Cenâze namazı kılmak gibi.
FAYIK: Yüce, âli.
FAYİH: Kendiliğinden dağılan güzel koku.
FAYİHA: (C.: Fevâyıh) Meyve ve çiçek kokusu. * Güzel kokulu nesne.
FAYSAL: Karar. Hüküm. Fasıl. Hall. (Bak: Fasl)
HADD-İ KİFAYE: Kifâyet derecesi, yeterlik derecesi.
HAFA (HAFÂYE): Çok yürümekten adamın ayağının ve davarın tırnağının aşınması.
HAFAYA: (Hafi. C.) Gizli şeyler. Sırlar.
HAFAYA-YI UMÛR: İşlerin gizli tarafı.
KİFAYET: Lüzumlu kadar olmak. Yetişmek. Bir işe yetecek kadar olmak. İktidar. Liyâkat. Yararlık.
MAAL-KİFAYE: Kâfi olmakla, yetmekle beraber.
MÜFAYELE: Yüzük saklama oyunu.
MÜTEFAYİD: Birbirinden istifade edip faydalanan.
SAFAYAB: f. Safa bulmuş, huzur ve sükûna kavuşmuş.
ŞİFAYAB: f. Şifa bulma, iyileşme.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
FAYIK : Yüce, âli.
FA : Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...