| Kelime | Anlam |
|---|
| FAY: | Fr. Arazide meydana gelen ve bir tarafı yüksek, bir tarafı alçak olan büyük yarık. |
| FAYIK: | Yüce, âli. |
| FAYİH: | Kendiliğinden dağılan güzel koku. |
| FAYİHA: | (C.: Fevâyıh) Meyve ve çiçek kokusu. Güzel kokulu nesne. |
| FAYSAL: | Karar. Hüküm. Fasıl. Hall. (Bak: Fasl) |
| İçerisinde 'FAY' geçenler |
|---|
| ADEM-İ KİFÂYET: | Kifâyet etmeme, kâfi gelmeme, yetmezlik. |
| ALE-L-KİFAYE: | Yetecek kadar, kâfi gelir derecede, yeter derecede. |
| BESFAYİC: | Bir ot kökü ki, içinde fıstığa benzer bir yemişi olur. |
| EFAYİK: | (Efike. C.) Uydurma, düzme, asılsız, yalan sözler. İftiralar. |
| FARZ-I KİFAYE: | Bir kısım müslümanların yapması ile diğerlerinin günahtan kurtuldukları farz. Cenâze namazı kılmak gibi. |
| FAYIK: | Yüce, âli. |
| FAYİH: | Kendiliğinden dağılan güzel koku. |
| FAYİHA: | (C.: Fevâyıh) Meyve ve çiçek kokusu. * Güzel kokulu nesne. |
| FAYSAL: | Karar. Hüküm. Fasıl. Hall. (Bak: Fasl) |
| HADD-İ KİFAYE: | Kifâyet derecesi, yeterlik derecesi. |
| HAFA (HAFÂYE): | Çok yürümekten adamın ayağının ve davarın tırnağının aşınması. |
| HAFAYA: | (Hafi. C.) Gizli şeyler. Sırlar. |
| HAFAYA-YI UMÛR: | İşlerin gizli tarafı. |
| KİFAYET: | Lüzumlu kadar olmak. Yetişmek. Bir işe yetecek kadar olmak. İktidar. Liyâkat. Yararlık. |
| MAAL-KİFAYE: | Kâfi olmakla, yetmekle beraber. |
| MÜFAYELE: | Yüzük saklama oyunu. |
| MÜTEFAYİD: | Birbirinden istifade edip faydalanan. |
| SAFAYAB: | f. Safa bulmuş, huzur ve sükûna kavuşmuş. |
| ŞİFAYAB: | f. Şifa bulma, iyileşme. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| FAYIK : | Yüce, âli. |
| FA : | Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir. |