Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
FELAK: Tan zamanı, subh, fecir.
İki tepe arasındaki düzlük.
Bütün mahlukat.
Suçlunun ayağına vurulan tomruk, falaka.
Cehennem.
FELAK SURESİ: Kur'an-ı Kerim'de 113. suredir. Nâs Suresiyle beraber ikisine Muavvezeyn; İhlâs suresi ile beraber olursa üçüne Muavvezât adı verilir. (Bak: Muavvezetan)
FELAKET: Belâ, musibet, âfet, dâhiye. Bedbahtlık.
FELAKETDİDE: Felakete düşmüş. Felâket görmüş olan.
FELAKETZEDE: f. Belâya uğramış, bir musibete düşmüş, acınacak hale gelmiş olan.
İçerisinde 'FELAK' geçenler
FELAK SURESİ: Kur'an-ı Kerim'de 113. suredir. Nâs Suresiyle beraber ikisine Muavvezeyn; İhlâs suresi ile beraber olursa üçüne Muavvezât adı verilir. (Bak: Muavvezetan)
FELAKET: Belâ, musibet, âfet, dâhiye. Bedbahtlık.
FELAKETDİDE: Felakete düşmüş. Felâket görmüş olan.
FELAKETZEDE: f. Belâya uğramış, bir musibete düşmüş, acınacak hale gelmiş olan.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
FELAK SURESİ : Kur'an-ı Kerim'de 113. suredir. Nâs Suresiyle beraber ikisine Muavvezeyn; İhlâs suresi ile beraber olursa üçüne Muavvezât adı verilir. (Bak: Muavvezetan)
FELÂ : Öyleyse. O zaman. O halde... (gibi mânalara gelir.)
FEL' : Yarmak.
FE (FA) : (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...