Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FELETAT: | Lisanın döküntüleri, iradesiz ağızdan çıkan söz veya kelime. Ansızlık. Her ayın son geceleri. (Bak: Hey'atin feletâtı) |
| İçerisinde 'FELETAT' geçenler | |
| HEY'ATIN FELETÂTI: | Birini taklit eden kimsenin taklitçiliğini gösterip ilân eden sürçmeleri, falsoları. Kemalât-ı ruhiye veya mükemmelliğin iktizası olan umum ahvaldeki fıtrîlik ve müvazeneyi o seviyede olmayanın sun'î taklitteki gayr-ı fıtrîliği. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FELEC : | Küçük nehir. * Dişlerin seyrek olması. * El eğriliği. |
| FEL' : | Yarmak. |
| FE (FA) : | (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır. |