Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
FELL: (C: Fülül - Eflâl) Gedik, rahne.
Yaralamak.
Cenkte askeri bozmak. Harbdeki askerin bozulması.
Kılınç yüzündeki açılan gedik.
Susuz kır yer.
Güruh, cemaat.
Muvakkat delilik.
FELLAH: Ekinci, çiftçi, ziraatle uğraşan arab.
Zenci, siyah arab.
FELLAZ: Bostancı.
FELLUCE: (C: Felâlic) Ziraate müsait yer.
İçerisinde 'FELL' geçenler
EFELL: Güdük kılıç.
FELLAH: Ekinci, çiftçi, ziraatle uğraşan arab. * Zenci, siyah arab.
FELLAZ: Bostancı.
FELLUCE: (C: Felâlic) Ziraate müsait yer.
HAFELLEH: Ayaklarının uç kısmı birbirine yakın olup, ökçeleri uzak olan.
MÜFELLES: Huk: İflâsına hükmedilen kimse.
MÜTEFELLİK: Patlayan, infilâk eden.
MÜTEFELLİS: Müflis olan.
ŞEFELLEC: Burun delikleri büyük, dudakları yumru kalın ve sarkık olan adam. * Ferci vasi avret.
TEFELLUK: Yarılma, çatlama.
TEFELLÜC: Felç olma, felce uğrama. * Yarılıp çatlama.
TEFELLÜL: (Kılıç) gedik olmak, yaralanmak. Rahnedar olmak.
TEFELLÜS: İflâs etme.
TEFELLÜT: Halâs olmak, kurtulmak. * Aniden bağından boşanmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
FELLAH : Ekinci, çiftçi, ziraatle uğraşan arab. * Zenci, siyah arab.
FEL' : Yarmak.
FE (FA) : (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...