Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FERÂİZ: | (Farîze. C.) Allah'ın farz kıldığı ibadetler, yapılması mecburi olan din emirleri. Şeriatın hükümleriyle mirasçılar arasında mal taksimi bilgisi. İslâmın miras hukuku. |
| FERÂİZ-İ DİNİYYE: | Dinin farzları. |
| İçerisinde 'FERÂİZ' geçenler | |
| ASHÂB-I FERÂİZ: | Mirascılar. Ölen kimsenin malında hissesi olan akrabâları. |
| EDA-İ FERÂİZ: | Allah'ın (C.C.) farz olarak emrettiklerini yerine getirmek. Farz vazifelerini ifa etmek. |
| FERÂİZ-İ DİNİYYE: | Dinin farzları. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FERÂİZ-İ DİNİYYE : | Dinin farzları. |
| FERAİNE : | (Fir'avn. C.) Fir'avunlar. Mütekebbirler. İmansızlar. |
| FERA' : | Devenin ilk doğurduğu yavru. (Cahiliyet zamanında kefere putlarına kurban ederlerdi ve "anasının sütü bereketlenir; çoğalır" derlerdi.) |
| FER : | f. Işık, parlaklık, zinet, süs. * Fazl ve vakar. * İktidar; şevket, kuvvet. |
| FE (FA) : | (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır. |