Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
FERİD(E): Benzeri pek nâdir bulunan. Benzeri bulunmayan, yektâ.
Doğrudan doğruya Kur'andan ders alıp ders veren ve kuvve-i kudsiye sahibi olan Evliyaullah. Yalnız ve münferid.
Zamanında eşine rastlanmıyan. Akran ve emsali yok.
Dizilmiş inci.
Bir tane, nefis ve müntehab kıymetli cevher.
Kendi reyi ile hareket eden mağrur kimse.
FERİD-ÜL-ASR: Asrın bir tanesi, zamanın eşsizi.
FERİD-İ TE'LİF: Edb: Bir cümledeki tertibin mâna çıkmayacak derecede karışık oluşu.
FERÎD: f. Katılaşmış şey, donmuş nesne.
Avcı kuş.
FERİDE: f. Kendi ihtiyariyle hareket eden, gururlu, kibirli kimse.
İçerisinde 'FERÎD' geçenler
AFERİDE: (C: Aferidegân) f. Yaratılmış, mahluk.
DİN-İ FERİD: Tek ve benzersiz olan hak din. İslâm dini.(Bernard Shaw demiş: "Din-i Muhammedî'nin (A.S.M.) en yüksek makam-ı takdire çıkmasının sebebi: Gayet acib ve sağlam bir hayatı te'min etmesidir. Bana açılan budur ki: O din; tek, yektâ, emsalsiz bir din-i ferid olup, bütün muhtelif ayrı ayrı hayatın etvarlarını ve çeşitlerini hazmettiriyor. Yâni: Islah ve istihale tarzında tasfiye ve terakki ettiriyor. Hem Muhammed'in (A.S.M.) dini öyle bir dindir ki, insanın ayrı ayrı bütün milletlerini kendine celbedebilir. Ben görüyorum ve itikad ediyorum ki: Beşere vâcibdir ki desin: "Muhammed (A.S.M.) insaniyetin halâskârıdır. Ve halâskârlık namı, O'na verilmek lâzımdır." M.)
FERD-İ ÂFERÎDE: Hiç kimse.
FERD-İ FERÎD: Benzeri daha hiç gelmemiş. * Hz. Muhammed (A.S.M.) * Asrın en yüksek ve en değerli Zâtı. Asırda bir gelen büyük veli.
FERİD(E): Benzeri pek nâdir bulunan. Benzeri bulunmayan, yektâ. * Doğrudan doğruya Kur'andan ders alıp ders veren ve kuvve-i kudsiye sahibi olan Evliyaullah. Yalnız ve münferid. * Zamanında eşine rastlanmıyan. Akran ve emsali yok. * Dizilmiş inci. * Bir tane, nefis ve müntehab kıymetli cevher. * Kendi reyi ile hareket eden mağrur kimse.
FERİD-ÜL-ASR: Asrın bir tanesi, zamanın eşsizi.
FERİD-İ TE'LİF: Edb: Bir cümledeki tertibin mâna çıkmayacak derecede karışık oluşu.
FERİDE: f. Kendi ihtiyariyle hareket eden, gururlu, kibirli kimse.
HABS-İ MÜNFERİD: Tek başına olan hapis. Hapishanede bir kişilik hücre. * Ehl-i dalâlet için olan ölüm ve kabir.
MÜNFERİD: (Münferit) Tek başına, tek, yalnız, kendi başına. * Hapishânede tek kişilik hücre.
MÜNFERİDEN: Tek tek, yalnız olarak, ayrı ayrı, birer birer.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
FERİD(E) : Benzeri pek nâdir bulunan. Benzeri bulunmayan, yektâ. * Doğrudan doğruya Kur'andan ders alıp ders veren ve kuvve-i kudsiye sahibi olan Evliyaullah. Yalnız ve münferid. * Zamanında eşine rastlanmıyan. Akran ve emsali yok. * Dizilmiş inci. * Bir tane, nefis ve müntehab kıymetli cevher. * Kendi reyi ile hareket eden mağrur kimse.
FERİBOT : ing. Araba vapuru.
FER : f. Işık, parlaklık, zinet, süs. * Fazl ve vakar. * İktidar; şevket, kuvvet.
FE (FA) : (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...