Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FERİD-ÜL-ASR: | Asrın bir tanesi, zamanın eşsizi. |
| İçerisinde 'FERİD-ÜL-ASR' geçenler | |
| İçerisinde 'FERİD-ÜL-ASR' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FERİD-İ TE'LİF : | Edb: Bir cümledeki tertibin mâna çıkmayacak derecede karışık oluşu. |
| FERİD(E) : | Benzeri pek nâdir bulunan. Benzeri bulunmayan, yektâ. * Doğrudan doğruya Kur'andan ders alıp ders veren ve kuvve-i kudsiye sahibi olan Evliyaullah. Yalnız ve münferid. * Zamanında eşine rastlanmıyan. Akran ve emsali yok. * Dizilmiş inci. * Bir tane, nefis ve müntehab kıymetli cevher. * Kendi reyi ile hareket eden mağrur kimse. |
| FERİBOT : | ing. Araba vapuru. |
| FER : | f. Işık, parlaklık, zinet, süs. * Fazl ve vakar. * İktidar; şevket, kuvvet. |
| FE (FA) : | (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır. |