Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
FERAŞE: Pervane denilen kelebek.
Kilit damağı.
Su gittikten sonra yer üstünde kalıp kuruyan balçık.
Az su.
Hafif kimse.
FERAŞET: Süpürücülük ve döşeyicilik. Kâbe-i şerifeyi süpürenin hizmeti.
FERAŞET: Süpürücülük ve döşeyicilik. Kâbe-i Şerifeyi süpürenin hizmeti.
İçerisinde 'FERAŞE' geçenler
FERAŞET: Süpürücülük ve döşeyicilik. Kâbe-i şerifeyi süpürenin hizmeti.
FERAŞET: Süpürücülük ve döşeyicilik. Kâbe-i Şerifeyi süpürenin hizmeti.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
FERAŞET : Süpürücülük ve döşeyicilik. Kâbe-i şerifeyi süpürenin hizmeti.
FERA' : Devenin ilk doğurduğu yavru. (Cahiliyet zamanında kefere putlarına kurban ederlerdi ve "anasının sütü bereketlenir; çoğalır" derlerdi.)
FER : f. Işık, parlaklık, zinet, süs. * Fazl ve vakar. * İktidar; şevket, kuvvet.
FE (FA) : (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...