Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
FERAH: Şen, sıkıntıda olmayan. İç açıcı. Şenlendiren.
İnşirah. Sevinç.
FERAH: f. Bol, geniş, vâsi'. Fazla, ziyade. Açık.
FERAH-AVER: f. Sevinç getiren, sevindiren, ferah getiren.
FERAH-BAHŞ: f. Sevinç veren, sevindiren. Ferah bağışlayan.
FERAH-DEHEN: f. Geveze, boşboğaz.
Geniş ağızlı, ağzı büyük.
FERAH-DEST: f. Eli açık, cömert.
FERAHE: Zeyreklik. Çok akıllılık. Davarın gayretli olması.
FERAH-EBRU: f. Sevimli, güler yüzlü.
FERAH-EFŞAN: (Ferah-feşân) f. Sevinç veren, ferah saçan.
FERAH-EFZA: (Ferah-fezâ) f. Sevinç artıran, ferah artıran, safalı, iç açıcı.
FERAHEM: f. Toplu, devşirli.
Birikme, yığılma, toplanma.
FERAH-ENGİZ: f. Meşhur bir cins lâle.
FERAHET: f. şan ve şeref.
FERAH-GÂM: f. Bahtiyar, mes'ut, mutlu, saadetli.
FERAHÎ: f. Genişlik, bolluk. Ucuzluk.
FERAH-NA: f. Geniş yer. Büyük saha.
Bolluk, bereket. Genişlik.
FERAH-NAK: f. Neş'eli, sevinçli.
FERAH-REV: f. Acele acele ve geniş adımlarla yürüyen.
FERAHUR: f. Uygun, lâyık, münasib.
FERAH-EFŞAN: (Ferah-feşân) f. Sevinç veren, ferah saçan.
İçerisinde 'FERAH' geçenler
DİL-FERAH: f. Sevinçli, gönlü rahat.
EBRUFERAH: f. Güler yüzlü.
FERAH-AVER: f. Sevinç getiren, sevindiren, ferah getiren.
FERAH-BAHŞ: f. Sevinç veren, sevindiren. Ferah bağışlayan.
FERAH-DEHEN: f. Geveze, boşboğaz. * Geniş ağızlı, ağzı büyük.
FERAH-DEST: f. Eli açık, cömert.
FERAHE: Zeyreklik. Çok akıllılık. Davarın gayretli olması.
FERAH-EBRU: f. Sevimli, güler yüzlü.
FERAH-EFŞAN: (Ferah-feşân) f. Sevinç veren, ferah saçan.
FERAH-EFZA: (Ferah-fezâ) f. Sevinç artıran, ferah artıran, safalı, iç açıcı.
FERAHEM: f. Toplu, devşirli. * Birikme, yığılma, toplanma.
FERAH-ENGİZ: f. Meşhur bir cins lâle.
FERAHET: f. şan ve şeref.
FERAH-GÂM: f. Bahtiyar, mes'ut, mutlu, saadetli.
FERAHÎ: f. Genişlik, bolluk. Ucuzluk.
FERAH-NA: f. Geniş yer. Büyük saha. * Bolluk, bereket. Genişlik.
FERAH-NAK: f. Neş'eli, sevinçli.
FERAH-REV: f. Acele acele ve geniş adımlarla yürüyen.
FERAHUR: f. Uygun, lâyık, münasib.
FERAH-EFŞAN: (Ferah-feşân) f. Sevinç veren, ferah saçan.
HADÎKA-YI FERAHFEZA: İç açan bahçe. Gönüle ferahlık veren bahçe.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
FERAH-AVER : f. Sevinç getiren, sevindiren, ferah getiren.
FERA' : Devenin ilk doğurduğu yavru. (Cahiliyet zamanında kefere putlarına kurban ederlerdi ve "anasının sütü bereketlenir; çoğalır" derlerdi.)
FER : f. Işık, parlaklık, zinet, süs. * Fazl ve vakar. * İktidar; şevket, kuvvet.
FE (FA) : (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...